Bu Blogda Ara

Yükleniyor...

Şems Aslan ~ Nohut suyu ve zayıflama kahvesi



ŞEMS ASLAN 5 GÜNDE 2 KİLO
Şems Aslan yaza hazırlıklı ve fit girmek isteyen hanımlar için, muhteşem ve kolay bir zayıflama formülü verdi.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet kırmızı pancar (çiğ olacak),
* 1 adat havuç,
* 3 adet yeşil ve ekşi elma,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Malzemeleri kabuklarıyla rendeleyip, karıştırın. 150-170 dereceye kadar ısıtılmıuş fırına koyup, yakmamak kaydıyla, 30-35 dakika kavurun. Elde ettiğinz malzemeden, 2 yemek kaşığıu miktarı, bir bardak kaynar suyun içerisine  koyup, 5 dak. demlendirin. Zayıflamak için, sabah ve akşam aç karnına 1 bardak için. 5 gün kullanın.
Ayrıca sürekli ilaç kullananlar için, sabah aç karnına 1 bardak içilmesi, ilacın toksik etkisinin vücuttan atılmasını sağlayacaktır.

ŞEMS ASLAN NOHUT SUYUYLA ZAYIFLAMAK:
Şems Aslanın, zayıflamak isteyen izeleyenlere, bir diğer önerisi, nohut çayı idi. Nohutun içerisinde bulunan, zengin mineral ve vitaminer, zayıflarken, sağlıklı kalmayı da sağlıyor. Nohut çayımız için ;
GEREKLİ MALZEMELER:
* 1 avuç nohut,
* 2 su bardağı sıcak su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Akşamdan, Ağzı kapalı bir kavanozun içerisine, nohutu koyup, üzerine sıcak suyu ilave edin. ağzı kapalı olarak, sabaha kadar bekletin. Sabah aç karnına, nohutun suyunu için. Nohut suyunu içtikten 20-25 dak. sonra kahvaltınızı yapın. 7 gün uygulayıp, 7 gün ara verin ve kürü tekrar uygulayın.

ŞEMS ASLAN TARİFLERİ
Zayıflama e formda kalmak isteyen hanımler ve beyler... bu yazımızı mutlaka okuyun. Çünkü, uygulamasın son derece kolay 2 tarifimiz mevcut. Bu mucize teriflerin mimarı da, Şemss aslan. Şems Aslan Güzellik uzmanı aslında. ama, bitkilerle yapılabilecek her türlü sağlıklı bilgiyi bizlerle paylaşıyor...
Devamı…

Yoga Nedir

Yoga, binlerce yıl önce Hindistan’da ortaya çıkmış bir felsefe, bir yaşam bilimidir. Yoga sözcüğü
Sanskrit dilinde birleştirmek veya bütünleşmek anlamına gelir. Yoga bir din değildir.
Yoga; bedeni, zihni ve ruhu tamamen eğiten, huzur veren ve kişinin kendini tanımasını sağlayan; dünyadaki en eski kişisel gelişim metodudur. Pranayama (nefes teknikleri), asanalar (duruşlar) günlük hayatınızda da kolaylıkla uygulayabileceğiniz meditasyon ve gevşeme tekniklerinden oluşmaktadır. Nefes alma, gevşeme ve duruş teknikleri ile daha uzun, sağlıklı ve dengeli yaşamayı öğrenebilirsiniz.
Devamı…

Dr. Ender Saraç’a göre Ayurveda 9 Altın Kural

Dr. Ender Saraç’a göre Ayurveda’da çoğu kez yiyecekle ilaç arasında hiçbir fark yoktur. Ona  Göre Sağlıklı Beslenmenin 9 Altın Kuralı şunlardır:

1.Yemeği sakin, huzurlu ve mutlu bir ortamda sadece yemeğe konsantre olarak yemek. Bunun için yemeği oturarak, yavaş ve iyice çiğneyerek yemek

2. Her gün 6 tat almak( tatlı, tuzlu, ekşi, buruk, acı, kekremsi)

3.Yemekten sonra hemen çalışmaya başlanmamalı, birkaç dakika sakin oturulmalı, yiyeceklerin sindirim sistemine yerleşmesine izin verilmelidir.

4. Acıkmadan yemek yenmemeli, öğünler arasında en az 3 saat olmalı, öğle ana öğün olmalı ve saat 12-13 arasında yenilmelidir.

5. Kahvaltı ve akşam yemeği miktar olarak az ve hafif olmalı. Akşam yemeği erken yenmeli, tok karna yatılmamalıdır. Gece, peynir ve yoğurt yenmemeli, açlık varsa bir bardak sıcak süt içilmelidir.

6. Mide çok doldurulmalı, midenin ¾’ünü doldurmak yeterlidir. Bu herkesin avucu ile iki avuç olmalıdır.

7. Yemekte asla soğuk su içilmemelidir, bu sindirimi yavaşlatır, ideali zencefilli sıcak sudur.

8. Meyve ve salatalar hariç yemeklerde çiğ ve ham gıdalar alınması önerilmez. Yemekler iyi pişmiş ve sıcak olmalıdır. Tekrar tekrar ısıtılmamadır. Dondurulan yiyecekler, çözüldükten sonra tekrar dondurulup çözülmemedir.

9. Tereyağ, bal, tahin, üzüm suyu, taze meyve suyu, çeperli tahıllar yararlıdır. Fazla miktarda soğan, sarımsak, yer fıstığı ve mantar yemek doğru değildir. Ayrıca kırmızı et yenmemesi önerilir.
Devamı…

Günlük hayatta evde pratik bilgiler

GÜNLÜK HAYATTA İŞİNİZİ OLDUKÇA KOLAYLAŞTIRACAK PRATİK BİLGİLER, TÜM BAYANLARIN KURTARICISIDIR. İŞTE KOLAYCA UYGULAYABİLECEĞİNİZ MUTFAKTAN TEMİ ZLİĞE, ALIŞVERİŞTEN CİLT BAKIMINA KADAR HAYATINIZIN HER ALANINDA SİZE YARDIMCI OLAC AK BİLGİLER...

*  Limon, portakal gibi asitli meyveleri sakın mutfağınızın tezgâhı üzerinde kesmeyin. Asit, mermere zarar verir ve tezgâhınızda lekeler oluşur.

*  Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturun ve kalın delikli bir süzgece atın, un ile beraber çöpler de düşer.

*  Kivi ve ananasla yapılan kremalarda sulanma oluyorsa, bu meyveleri dilimleyip, çok kısa bir süre sıcak suya batırıp çıkartın, kremanın sulanmadığını göreceksiniz.

*  Muz buzdolabında değil, oda sıcaklığında rüzgârsız bir yerde saklanır.

*  Kurabiyeleriniz sıcakken daha kolay tepsiden çıkar. Soğumaya bırakıldıktan sonra bazen tepsiye yapışır ve parçalanmadan çıkmaz. Eğer tepsi sıcakken kurabiyeleri almayı unuttuysanız, kurabiye tepsisini kızdırın, böylece kurabiyeler daha kolay çıkacaktır.

*  Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.

*  Pandispanya hamuru çok pişerse kuru ve kırılgan olur. Pişme süresi bitmesinden 5 dakika önce pişip pişmediğini kontrol edin. Parmağınızla üstüne bastırın, çukur kalırsa henüz pişmemiş, eğer çukur düzelirse pişmiş demektir.

*  Ağzınızdaki kötü kokuları gidermenin birkaç yolu vardır:  Tuza veya sirkeye batırılmış birkaç maydanoz yaprağı yemek, rezene tohumu veya kahve çiğnemek. Klorofilli ağız tabletleri de ağız kokusunu gidermede işe yarar.

*  100 ml. Suya 10 gram kadar ıhlamur koyup kaynatın. Günde birkaç kez 15’er dakika, boğazınız yanan yerlerine kompres yapın.

*  Taze naneyi birkaç dakika kaynar suda bekleterek içerseniz baş ağrısına iyi gelir.

*  Gözünüze kum tanesi kaçtıysa bir parça pamuğu ılık ve şekersiz çaya batırıp gözünüze kompres yapın.

*  Eğer uykusuzluk çekiyorsanız yatağa girmeden önce bir bardak şekerli su içmeyi deneyin. Sinirleriniz gevşeyecek, rahatça uykuya dalmanızı sağlayacaktır.

*  Cildi büyük gözenekli olanlar için killi toprak ve havuç suyu yüze sürülüp 1 saat sonra yıkanır.

*  Cildinizin canlı görünmesini istiyorsanız bol bol limon suyu için ya da akşamları yatmadan önce limonla ıslatılmış bir küçük tabak kuş üzümü veya mürdüm eriği yiyin.

*  Yorucu bir günün ardından önce soğuk su ile yüzünüzü yıkayın, kurulayın. Daha sonra gül suyuna batırdığınız bir pamukla yüzünüzü silin. Rahatladığınızı hissedeceksiniz.

*  Yemek hazırlarken elleriniz soğan koktuysa kereviz ile ovmayı deneyin. Kokusu gidecektir. Sarımsak kokuyorsa da maydanoz ile ovabilirsiniz.

*  Saç kurutma makinenizi kullanırken ılık havayı tercih edin ve elinizle sürekli havalandırarak kurutun.

*  Kahverengi ayakkabıyı siyaha çevirmek istiyorsanız önce deriyi çiğ bir patatesle iyice ovaladıktan sonra siyaha boyayın ve cilalayın

*  Bol ayakkabılar çorapların kaçmasına ve nasırlara sebep olur. Hâlbuki bunun da çaresi vardır.

*  Ayakkabı derisinin topuk kısmını ara sıra bir mum parçası ile ovun. Göreceksiniz bu dertlerin hepsi kaybolacaktır
Devamı…

İbrahim Saraçoğlu Keçi Boynuzu Kürü Tarifi ile Sperm Sayısını Arttırmak

İbrahim SARAÇOĞLU Keçi Boynuzu Kürü Neye Yarar?


Keçiboynuzu kürü sperm sayısını arttırır, sperm hareketliliği sağlar, iktidarsızlık sorununu çözmeye yardımcıdır.
Erkeklerdeki sperm sayısının 40 milyon/ml veya yukarısı normal değerdir. Bu sayı azaldıkça kadının hamile kalabilme olasılığı da azalır. Mühim olan sadece sperm sayısı değildir. Sperm sayısı normal düzeyde (40 milyon/ml ve yukarısı) olsa bile, eğer hareketli sperm sayısı az ise bu taktirde kadının hamile kalma riski de azalır. Spermlerin hareketliliği de önemlidir. Toplam sperm sayısı 7-8 milyon/ml civarında olupta baba olan bir çok insan tanıyorum. Bu nasıl oluyor? Uygulanan keçiboynuzu kürü, düşük seviyede olan 7-8 milyon/ml içerisindeki hem hareketli sperm sayısını yükseltiyor hem de hareketli spermleri daha hareketli duruma getiriyor. Bir taraftan az sayıdaki hareketli sperm sayısını yükseltmekte diğer taraftan da mevcut hareketli spermlere daha fazla hareketlilik kazandırmaktadır. Normal sperm sayısı oldukça düşük olmasına rağmen, spermlerin belli bir yüzdesinin hareket hızı yükseldiğinden yumurtaya ulaşma oranı yükselmektedir. Bu sayede sperm sayısı normal sayının altında olmasına rağmen hamilelik başlayabilmektedir.

İbrahim Saraçoğlu Keçi Boynuzu Kürü Tarifi


Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Keçi Boynuzu Kürü Tarifi şöyledir:

İbrahim SARAÇOĞLU Keçi Boynuzu Kürü için gereken malzemeler: Yarım litre su, 6-7 adet keçiboynuzu

İbrahim Saraçoğlu Keçi Boynuzu kürü nasıl yapılır, hazırlanır?


Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6-7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısınıda akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca hergün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.




Devamı…

Greyfurtun faydaları ve zararları



Greyfurt (altıntop) adıylada bilinir Turunçgiller familyasından; bahçelerde yetiştirilen bir ağaç ve meyvesidir. Meyvesi, portakaldan daha iri, kanarya sarısı renginde, tadı hafif acımsı ve ekşidir.

Greyfurtun Faydaları


* C vitamini deposudur, A ve B gurubu vitaminler, potasyum, magnezyum, bakır, sodyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri bakımından da zengindir
* Vücudun direncini artırarak hastalıklardan korur.
* İçerdiği likopen sayesinde felç riskini azaltığı yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur.
* İçerdiği bol miktarda C vitamininin cildinizi güzelleştirme özelliği vardır.
* Greyfurt, kanserle savaşan liminoids ve lycopene içerir Kırmızı greyfurt da insan vücudundaki kolesterol oranını düşürmeye yardımcı olur Bir greyfurdun yarısı sadece 39 kaloridir
* Cinsel gücü artırır.
* Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ile vücudun yağ yakma işlemi arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.
* Naringin ve naringenin gibi flavonoitlerin de ağız kanserini oluşumunu belirgin biçimde azalttığı görülmüştür.
* Greyfurt ve portakalın iç renginin koyu kırmızı olması, bol bol ‘‘Likopen” içerdiğinin bir göstergesidir. Domateste de bol miktarda bulunan bu yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere karşı koruyucudur. Likopen antioksidan aktivitesi de olan, cilt ve beden yaşlanmasını erteleyen son derece yararlı bir besindir.
* İçerisindeki C vitamini greyfurt olumsuz düşüncelere ve kıskançlık, hayal kırıklığı gibi durumları ortadan kaldırır.
* Kandaki şeker değerlerini düşüren greyfurt aynı zamanda dişetlerini de koruyor ve ince bağırsaklarda bazı maddeleri yok ederek sağlıklı bir hayat sunuyor.
* Greyfurt lifi kolesterolü düşürüyor.Yapılan çalışmalarda greyfurt lifinin kolesterolü önemli ölçüde düşürdüğü saptandı,
* Günde 1 tane greyfurt yenilmesi kalp hastalıklarını azaltır. Kötü kolesterolü %25 azaltır, iyi kolesterolü %25 artırır.
* Greyfurt içerdiği C vitamini ile diş eti kanamaları olan kişilerde, bu şikayeti ciddi oranda azaltır.
* Pektin içeriği hem kansere hem de kalp hastalıklarına karşı koruyan bir madde. Elma, muz, greyfurt, kuru fasulye ve kök sebzelerde bulunuyor.
* Askorbik asit (C vitamini)  içeriği özellikle mide kanserine karşı koruyucu.

Cilt Üzerindeki etkileri

* Greyfurt içeriğinde bulunan A, B grubu ve C vitaminleri ile cilde antioksidan etkisi yapıyor. Aynen bir ilaç gibi kılcal damarlardaki kanı hızlandırarak damarları hastalıklardan koruyor.
* Portakal, greyfurt, üzüm ve turunç kabuğunda bulunan “d-limonene” isimli maddenin cilt dostu(ayrıca cilt kanserine karşı ciddi bir koruyucu) olduğu belirlenmiştir.
* Cildin direncini artırarak zararlı dış etkenlere karşı siper görevini üstleniyor. Hasarlı serbest radikalleri onararak hücreleri yeniliyor.
* Greyfurt suyu yağlı, sivilceli çok faydalıdır. Cildin kolajen sentezini artırması ve yapısını kuvvetlendirmesi nedeniyle sivilce(akne) tedavisinin etkili silahlarından biri.
* Greyfurt ve portakalın iç renginin koyu kırmızı olması, bol bol ‘‘Likopen” içerdiğinin bir göstergesidir. Domateste de bol miktarda bulunan bu yararlı karotenoid, başta prostat kanseri olmak üzere pek çok kansere karşı koruyucudur. Likopen antioksidan aktivitesi de olan, cilt ve beden yaşlanmasını erteleyen son derece yararlı bir besindir.

Greyfurt ile güzellik maskesi
Malzemeler:
1 adet ufak boy greyfurt
1 kase yoğurt
Hazırlanışı: Greyfurtu soyduktan sonra dilimleyin. Zarlarını aldıktan sonra bir yoğurt ile birlikte blenderdan geçirin. Sıvı haline getirdikten sonra bir kasede karıştırın ve buzdolabında yaklaşık bir saat bekletin. Yüzünüze maske olarak uygulayın. Yaklaşık On dakika yüzünüzde beklettikten sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.

 

 Zayıflatıcı (kilo verdirici ) etkileri

* Normal bir greyfurt 40 mg C vitamini ve bol potasyum içerir. Dolaşım sistemini canlandırır. Sindirim, solunum sistemi ve idrar yollarına iyi gelir.
* Metabolizmayı hızlandırarak kilo vermeye de etkisi olan greyfurt, insülin direncini kırıyor; öğünlerden önce yenilecek yarım greyfurt iştah kontrolüne yardımcı oluyor.
* Amerika’da yapılan bir araştırmada her öğünden önce yarım greyfurt yemek ya da günde iç defa greyfurt suyu içmek insanlara 3 ayda 3 kilodan fazla kaybettirdi.
* Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.
* Greyfurt; yağ depolanmasını engelleyerek vücudu sıkılaştırıyor. 
* Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.
* Yemekten önce yenilen yarım greyfurt, kilo vermeye yardımcı olur Greyfurt kapsülleri, greyfurt suları içmek ve greyfurt yemek kilo vermede çok etkili .Bu 3 şık arasında en iyi etkiyi gerçek greyfurt sağlar
* Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ile vücudun yağ yakma işlemi arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.
* Naringin ve naringenin gibi flavonoitlerin de ağız kanserini oluşumunu belirgin biçimde azalttığı görülmüştür.

Pervin Bulgak Greyfurtlu zayıflama çayı
1 tatlı kaşığı tarçın
1 Greyfurt
2 çorba kaşığı maydanoz tohumu
2 çorba kaşığı rezene
1 tatlı kaşığı bal
1 litre kaynamış su
Hazırlanışı: Malzemeleri 1 litre kaynamış suya koyup 10 dakika demlendikten sonra sonra içebilirsiniz.

Bir diğer yağ yakıcı çay : 2 tatlı kaşığı tarçın 1 rendelenmiş suyu çıkarılmış yeşil elma 1 tatlı kaşığı toz zencefil 2 greyfurt suyu sıkılacak 1 portakal suyu sıkılacak 1 lt soğuk suya karıştır yemeklerden önce içilir.

 Greyfurtun Zararları



Greyfurtun zararları tüketirken dikkat edilmesi gerekenler için tıkla


Devamı…

Ayurveda nedir?

"Şifa Sanatlarının Anası" olarak kabul edilen Ayurveda, Yaşam Bilgisi anlamına gelmektedir. Yaklaşık 5000 yıllık geçmişi olan Ayurveda, dünyadaki en eski tıp sistemidir ve Hindistan orijinli bu sistem Eski Mısır, Yunan, Çin ve Asya tıbbını etkilemiştir.

Ayurveda‘dan kısaca sağlıklı yaşama sanatı“ olarak bahsedebiliriz. Ayurveda, uzun ve sağlıklı bir yaşam oluşturmanın yollarını ortaya koyar; bunu yaparken beslenme ve yaşam tarzına dair tavsiyeler, fiziksel ve psikolojik sağlığı koruma tavsiyeleri sunar, masaj vb. terapiler, meditasyon, yoga tekniklerini kullanır, oluştuğu takdirde hastalıkları iyileştirmenin yollarından ve doğal tedavilerden yararlanır. Ayurveda, zamanın etkilerini azaltıp, vücudun bağışıklık sistemini en iyi hale getirerek uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeyi hedefler. Amacı, sağlıklı insanın sağlığını korumak ve hasta insandaki hastalığı yatıştırıp ortadan kaldırmaktır. Günümüzde Ayurveda, modern yaşamın beden ve sağlık üzerindeki etkilerini azaltmayı ve doğayla bütünleşik, stresten uzak, sağlıklı bir yaşam sürdürülmesini sağlar; uyum, huzur, uzun ömür sunar.

Ayurveda‘nın Batı tıbbından farkı; hastalık, hastalığın semptomları oluştuğunda müdahale etmek yerine hastalığın ortaya çıkışını engelleme amacında olması, hastalıkları iyileştirmek yerine sağlığı odak noktası olarak kabul etmesidir. Sağlık; bedeni oluşturan tüm öğelerin denge durumunda, zihin, duyu organları ve ruhun sükunet içinde olması olarak kabul edilir Ayurveda‘ya göre. Ayurveda, yaşamı anlayan, yaşam için ve yaşam yararına var olan bir bilimdir. Yaşam ise beden, duyu organları, zihin ve ruhun bütünlüğüdür.

Ayurveda‘ya göre evrende beş element bulunur: eter, hava, ateş, su ve toprak. Bu beş element, doğada olduğu gibi bedenimizde de yer alır. Örneğin sağlamlık toprak elementinin bir özelliğidir ve bedenimizde toprak elementini kemikler, dişler temsil eder. Bedenimizde ve doğadaki her nesnede 5 element de bulunur ama bazı elementler o nesnede daha baskındır ve en baskın element nesnenin ana niteliğini belirler. Beş elementin çiftler halinde birleşimi, Ayurveda‘nın temel prensibi olan üç Dosha‘yı ortaya çıkarır: Vata (eter ve hava), Pitta (ateş ve su) ve Kapha (su ve toprak). Doshalar sağlığın ve hastalığın nedenleridir. Doshaların fazlalaşması hastalığı ortaya çıkarırken, denge durumunda olmaları sağlık durumunu oluşturur.
Devamı…

Yara iyileşmesinde beslenmenin önemi

Hipokrat zamanından beri bilenen bir gerçektir. Beslenme eksikliği içerisinde bulunan hastalarda yara iyileşmesi tam olmaz, gecikir ve bu kimselerin infeksiyonlara karşı savunma mekanizmaları yeterli olmadığından yara infeksiyonu gelişmesi riski yüksektir.

Deney hayvanlarında normal beslenmenin %60 oranında kısıtlandığı durumlarda bir hafta içinde kollajen çapraz bağlarında bozulma, 4 ay içinde de kollajen sentezinde azalma tespit edilmiştir.1

Protein eksikliği (malnutrisyon veya Kwashiorkor), yara iyileşmesinin gecikmesinde önemli bir rol oynar. Üstelik yara iyileşmesinin tüm boyutları bu durumda aksar. Normal protein sentezi ve hücre proliferasyonu uygun amino asitler olmayınca sağlanamaz. Nitekim proteinsiz bırakılan deney hayvanlarında fibroplazi, matrix formasyonu, anjiogenez ve yara örneklemesi defekt gösterir. Protein eksikliğinde konakçının hücresel ve humoral bağışıklık sistemleri de bozulur. Ayrıca Hipoalbuminemiye bağlı olarak gelişen ödem, normal yara çevresinde de blokajlar yaratır.

Karbonhidrat ve yağ metabolizmasındaki anormallikler ise, yara iyileşmesini direk veya indirek mekanizmalarla bozar. Endojen olarak sentezlenmeyen, bazı doymamış yağ asitleri, yeni hücre membranının oluşumunda ve prostaglandinlerin sentezindeki temel yapı taşlarıdır.

Karbonhidrat ve yağ gereksinimleri yeterli olmadığı durumlarda enerji kaynağı olarak aminoasitler oksitlenir. Ve zamanla, amino asitle¬rin tüketimi sekonder protein eksikliğine neden olur. Genelde tek başına protein eksikliği (malnutrisyonu) nadir görülür. Hastaların çoğunluğu kombine enerji ve protein malnut¬risyonu olarak karşımıza çıkar.

Vitamin, iz elementler ve mineral eksiklikleri de yara iyileşmesinin spesifik boyutlarım bozabilir. Keratinizasyon ve fibroblast maturasyonuna olan etkilerinden dolayı, A-vitamini epitelizasyonu, kollajen sentezini ve stabilitesini uyarır. Ayrıca makrofajların çoğalma ve aktivasyonunu da sağlar. A- vitamini eksikliğinde yara epitelizasyonu ve kontraktürü gecikir. İnfeksiyon riski artar.

Yaralarda protein ve kalori gereksinimleri



Genel Cerrahi
Kalori : 2000-3500
Protein: 75-105 gr

Majör Cerrahi
Kalori : 3000-4500
Protein: 120-200 gr

Vitamin takviyesinin kortikosteroidler, siklofosfamid, radyasyon tedavisi, diabetes, ve tümör gibi uygulamalara bağlı istenmeyen etkileri baskıladığı bildirilmektedir.3 Vit-A 25.000 IU/gün dozlarında, kanserli hastalarda da 100.000 IU/ gün kullanımı tavsiye edilmektedir.2

Vitamin-C (askorbik asit) demir ve oksijenle beraber kollajen sentezi sırasında, lizin ve prolinin hidrolizasyonu için gereklidir. C-vitamini eksikliğinde kollajen demetler anstabl, ve kolay degrade olduklarından derinin gerginliği ve kapiller frajilite azalır. A vitamini gibi, C-vitamini de inflamatuvar cevabı uyarır ve eksikliğinde konakçının infeksiyonlara direnci düşer. Vitamin eksikliği olmayan hastalarda bu vitaminin ek olarak verilmesi yara iyileşmesinde hızlanmaya neden olmaz. Ancak özellikle ağır yanık yaralarında günde l-2gr. C-vitamini verilmesi yaygın bir pratik uygulamadır.

K- vitamini pıhtılaşma faktörlerinin üretiminde önemli bir unsur olduğundan, eksikliğinde yetersiz hemostazdan dolayı hematom oluşumu kaçınılmazdır. Diğer vitaminlerin yara iyileşmesindeki rolleri belirgin değildir. B-komplex vitaminleri farklı metabolik yollarda kofaktör olarak görev yaparlar. Ve hayvan çalışmalarında protein ve kollajen sentezini azaltabilirler. E vitamini takviyesinin etkileri ise çelişkilidir. Ancak eksikliği yara iyileşmesinde aktif bir rol oynamaz.


İz elementler ve mineraller iyileşmede etkili enzimler için kofaktörlerdir. Çinko metalloenzimler, serbest oksijen radikallerim parçalayan superoksit dismutaz, ve protein sentezi ile hücre bölünmesini sağlayan DNA ve RNA polimerazları içerirler. Çinko ayrıca hücre membranını stabilize eder ve retinol taşıyan proteinlerle A-vitaminin transportunu kolaylaştırır. Çinko eksikliğinde, fagositoz ve hücresel humoral bağışıklık inhibe olur. Diğer elementler­den bakır, kollajenin çapraz bağlanmasını sağ­layan liziloksidaz içinde bulunur. Demir ise, eritrositlerin oksijen taşımalarında gereklidir.

Vitamin ve minerallerin aşırı yüklenmesi de bazen yara iyileşmesini geciktirebilir. Nitekim aşırı çinko kemataksis ve fagositozu bozar ve kollajen sentezi tam sağlanamaz.

Şüphesiz yara iyileşmesinin gecikmesinde beslenme sorunları da akla gelmelidir. Tam iyileş­me için uygun bir beslenme zorunludur. Aşağıdaki tabloda yaralanmalarda gerekli olan protein ve ka­lori miktarları sunulmuştur. Pro­tein sentezi için önemli olan besinler sıralan­mıştır

Protein(Doku onarımı, antikor ve enzimler, enerji)
Et, balık, fasülye, bezelye, mercimek,
Kuru yemişler, EAS tabletleri

Karbonhidrat (Enerjinin temel kaynağı)
Tahıllar, nişastalı sebze ve meyveler, (patates, mısır, bezelye gibi), süt ve tatlılar

Vitamin C (Kollojen sentezi,Bağışıklık)
Kuş üzümü, çilek, böğürtlen, yeşil sebzeler, turunçgiller ve suları, domates ve patates

Vitamin B12(Protein sentezi)
Ciğer, et, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri

Folat(Protein sentezi)
Ciğer, yeşil sebzeler, maya, kuru yemiş, portakal,
Kuru fasulye, buğday ürünleri Protein sentezi

Çinko (Doku onarımı)
Tüm protein kaynakları, tüm tahıllar ve kuru fasülye

Demir(HB sentezi)
Ciğer, et, bakliyat, yumurta, tahıllar, ekmek, fasülye, yeşil
sebzeler
Devamı…

Dr. Yasemin Bradley Yediklerinizle gençleşmek, daha uzun ve sağlıklı yaşamak

Genetik çok önemli.Ama son araştırmalar kendimize iyi bakmanın daha da önemli olduğunu gösteriyor. Şu yiyecekleri bol tüketin.

- Koyu yeşil yapraklı sebzeler ( ıspanak-pazı -dereotu-marul, maydanoz gibi )
- Brokoli,lahana,karnabahar gibi sebzeler
- Meyveler
- Kuruyemişler : Ceviz-fındık- badem gibi..
- Tahıllar
- Baklagiller
- Balık : Özellikle Omega 3’den zengin yağlı balıklar: Somon, Ton, hamsi, palamut, sardalya.

Ve su... Susuz genç ve dinç kalamazsınız. Olmazsa olmaz için tek şey söyleyin derseniz eğer; kesinlikle mutlu olmak. Mutsuzluk insanı hem çabuk yaşlandırıyor, hem de hastalandırıyor.
Devamı…

İbrahim Saraçoğlu Asma Yaprağı kürü

Dolmasını sarmasını çok severek yediğimiz asma yaprağı alkolü bırakmak için son derece etkili bir bitki. İbrahim Saraçoğlunun keşfi olan asma yaprağı formülü.









 Malzemeler
  * 12 tane taze asma yaprağı
  * 2 bardak su 

Uygulama
Suyun içinde asma yapraklarını 6 dakika kadar kaynatın ve haftada 3 defa için. her defasında taze kaynatılıp içilecek .( önceki günden kalan yaprak suyunu içmeyin). bu suyu içen alerde alkole karşı bir tiksinti ve isteksizlik meydana gelecek ve alkolu bırakmaları daha kolay olacaktır.
Devamı…

MADEN SUYUNUN CİLDE FAYDALARI

Maden suyu o kadar çok mineral içeriyor ki, içildiği takdirde vücudumuza pek çok faydası var. Ama biz bu yazımızda, vücudumuzdan çok cildimize olan faydalarından bahsetmek istiyoruz. Son dönemlerde, pek çok kişiden duyduğum şey, maden sodası ile yüzünüzü yıkar veya sabah akşam cildinizi silerseniz, cildinizin canlanacağı ve sıkılaşacağı. Tabi bu da size oldukça genç bir görünüm kazandıracakatır. Yeri gelmişken, özellikle yağlı ciltler için uygun olan, maden sodasıyla yapılan bir cilt bakım tarifi de vermek istiyoruz.
GEREKLİ MELZEMLER :
* 1 fincan limon suyu,
* 1 tatlı kaşığı limon kolonyası,
* 1 çay kaşığı gliserin,
* 1 yemek kaşığı elma sirkesi ve
* 1 su bardağı maden sodası
HAZIRLANIŞI : Bütün malzemleri karıştırın. Her akşam cildinizi bu karışımla silebilirsiniz. Bu karışımı serin bir yerde saklayyın ve kullanmadan önce iyice çalkalayın.
Devamı…

TERMAL SU VE FAYDALARI

Termal su yani, diğer bilinen adıyla kaplıcalar pek çok insana şifa dağıtıyor. Tabi önemli bir hususu da hatırlatmadan geçmeyelim. Kaplıcalara gitmeden önce mutlaka bir hekimle görüşmeniz gerekir. Çünkü bazı rahatsızlıkları olan kişilerin termal tedavi görmesi yarar yerine zarar getirir. Özellikle yüksek tansiyon hastalarının.
TERMAL SUYUN FAYDALARI
*Ağrılı romatizmal hastalıkların, kireçlenmelerin,
* Deri hastalıklarının tedavisinide,
* Böbrek ve idrar yolu hastalıklarının tedavisinde,
* Stres ve strese bağlı rahatsızlıkların iyileştirilmesinde,
* Mide, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde termal suyun çok büyük yararları vardır.
* Hidroterapide kullanılan yöntemler hastalığın oluştuğu bölgeye göre değişir. Suyun ısısı ve basıncı, banyo süresi, masaj için kullanılan araçlar hastalığa bağlı olarak farklılıklar gösterebilir. Suyla birlikte farklı bitkiler ve mineraller uygulandığında ise suyun 1001 mucizesine yenilerinin katıldığı kanıtlanmıştır.
Termal suyla birlikte bazı şifalı bitkilerden yararlanılması daha iyi sonuç verecektir.
Küçük hindistan cevizi ağacı tohumu: Terlemeyi sağlar.
Sarı papatya: Cildi pürüzsüzleştirir, gözenekleri açar; uykusuzluk ve hazımsızlık problemlerini çözer.
Biberiye: Kan dolaşımını arttırır.
Zencefil: Kasları gevşetir, cildi renklendirir, dolaşımı hızlandırır.
Sülfür: Aknelere iyi gelir.
Ölü deniz tuzları: Vücudu yeniler.
Isırgan otu/Rezene: Ciltteki pürüzleri yok eder.
Adaçayı: Ter bezlerini uyarır.
Çam özü: Terlemeyi hızlandırır, cildi yumuşatır, kızarıklıkları geçirir.
Devamı…

İBRAHİM SARAÇOĞLU SİGARANIN ZARARLARI İÇİN TERE OTU

Buradaki yazımız özellikle sigarayı bırakamayanlar için. Sigarayı bırakmanızı sağlamaz belki ama nikotinin zararlarını ekarte etmeniz için size yardımcı olabilir. Tv programlarında sıkça karşılaştığımız Profesör’ün bugüne kadar saklı tuttuğu özel formül bunun için. Bu formül ile sigaranın vücudunuza verdiği tüm zararları elbette ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz.
TERE OTU…

Ayda 5 kez bunu yapacaksınız. 5 gün üst üste yaptıktan sonra diğer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanız gereken şu; 5 gün boyunca her gün bir bağ tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öğlene kadar yarısını, öğleden sonra diğer yarısını yiyeceksiniz.
Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedilebilir. Bu zararlı bir şey değil. Bu ot aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Formülü uygulamaya başladıktan sonra 2 veya 3. günde balgam çıkartmaya başlıyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanıp bırakılacak, unutmayın)
Devamı…

Sauna Nedir? Sauna Öncesinde ve Sonrasında Bilinmesi Gerekenler

Saunada soyunma odası, duşların ve soğuk su havuzunun bulunduğu oda ve terleme odası gibi bölümler bulunur. Eğer sauna küçük bir göletin yanında değilse, duşların bulunduğu odaya bir soğuk su havuzu yapılır. Sürekli olarak suyu değişen bu havuzun derinliği 1 metredir. Duşlardan sıcak ve soğuk su akar.
Dikkat: İki banyo arasında kesinlikle herhangi bir şey yenmez. Dolu mideyle saunaya girilmez, saunadan sonra da mide doldurulmaz. Saunadan sonra az ölçüde, hafif yiyecekler yenmelidir.
Terleme süresinde nabız %50′den daha çok yükselmez. Halbuki ağır bir iş yapan bir insan, 5-6 misli daha çok yük altında olduğundan nabız daha yüksektir. Sık saunaya giren insanın vücudu alıştığı için nabız daha da yavaş atar.

Sauna Ne kadar Su Kaybettirir

Üç kere arka arkaya saunaya giren bir insan 0,5-1 litre arasında su kaybeder. Terin %99′u su, geri kalan %1′i yemek tuzu, potasyum ve üreden oluşur. Sauna banyoları arasında su içilmemesi önerilmektedir. Ancak saunadan sonra içilen bol su, vücuttan toksinlerin böbrek üzerinden atılmasını hızlandırır. Çok susuzluk hissedildiğinde iki sauna banyosu arasında bir iki yudum ılık su içilebilir.

Saunadan Sonra Hangi İçecekler İçilmelidir

Saunadan sonra su veya maden suyundan başka bir içecek içilmemelidir.
İçilecek suyun oda sıcaklığında olmasına dikkat edilmelidir. Soğuk içecekler iç organlar üzerinde olumsuz etki yapar. Saunadan sonra içilen alkollü içecekler saunanın sağladığı tüm yararı kısa sürede ortadan kaldırır. Saunadan sonra su içilmesi böbreklerin çalışabilmesi için gereklidir. Eğer saunadan sonra fazla su içilmezse, böbrek kum ve taşı da oluşabilir. Saunada ve saunadan sonra sadece ter ve böbrekler üzerinden toksinler atılmaz. Sıcak soğuk farkı nedeniyle tembel bağırsaklar da uyarılır ve çalışmaya başlar, ancak bu uyarının tam işleyebilmesi için de bol su içilmesi gereklidir.

Sauna Esnasında Nefes Alıp Vermede Güçlük Çekilirmi (Astım Hastalarına İyi Gelirmi)

Sauna solunum sayısı üzerinde herhangi bir olumsuz etki yapmaz. Dinlenme halindeki bir insan, dakikada 16 kere solunum yapar. Ender olarak saunada çok az insanda bu sayı, bazen 17 veya 18′e çıkabilir. Saunada çok az oksijen olmasına rağmen solunumun sayısının ve derinliğinin değişmemesinin nedeni, kasların gevşemesi ve dinlenmeye geçmesi yüzünden, vücudun daha az oksijene ihtiyaç duymasıdır. Ayrıca, sauna göğüs kaslarını yumuşatır ve bağ dokusunun elastikiyetini de artırır.

Saunaya ilk girenler, sıcak havanın solunum yollarım tıkadığı duygusuna kapılırlar. Solunum yolları saunadaki sıcak hava yüzünden kesinlikle kurumaz ve tahriş olmaz. Solunum yollan hastalıklarında sauna hekimler tarafından özellikle önerilmektedir. Sıcakta vücut daha fazla sümüksü madde salgılamaktadır. Bu sümüksü madde kurumayı önlediği gibi, birçok mikrobun ölmesini sağlayarak bağışıklık sistemini güçlendirir.

Astım genellikle alerjik bir hastalıktır. Kalıtım nedenli olan astım da vardır. Çoğunlukla çocuk yaşta başlar ve büyüdükçe ilerler. Astım hastaları saunadaki kuru havaya çok iyi dayanır ve düzenli sauna banyoları sonunda nöbetlerden kurtulurlar. Saunadaki sıcak hava kanlanmayı artırır ve kasları
gevşetir. Bu durum göğüs kasları ve akciğeri çevreleyen kaslar için de geçerlidir. Bunun yanı sıra sauna sinir sistemini de olumlu olarak etkiler. Ayrıca, mukoza tabakası daha iyi kanlandığından balgam sökülür. Bu nedenle de solunum rahatlar. Böbrek üstü bezleri de saunada olumlu olarak etkilediğinden çalışması artar. Bu yüzden astımlı çocukların, tedavinin yanı sıra saunaya girmesi, tedaviyi desteklediği için hekimler tarafından önerilmektedir.

Bronşların akut veya kronik iltihaplanması çoğunlukla ateşli bir hastalıktan sonra başlar. Sigara ve ağızdan soluma da bronşların iltihaplanmasına neden olur.

Dikkat: Akut ve şiddetli bronşiti olanlar saunaya girmemelidir. Hastalık hafifledikten sonra saunaya girilebilir.

Saunanın bronşlara etkisi astımda olduğu gibidir Düzenli sauna bronşları rahatlatır ve balgam salgısının artmasını sağlar. Ayrıca sauna hastaların stresini de azalttığı için, hastalığın tedavisinde önemli rol oynar.

Saunada Sigara İçmek Zararlımı

Bu nedenle göğüsün hacmi de genişlemiş olur. Saunada sigara içmek veya iki sauna banyosu arasında sigara içmek çok zararlıdır. Saunadan 1 saat önce ve saunadan 1 saat sonrasına kadar sigara içilmemelidir. Bu süreleri uzatabilenler, saunadan daha çok yararlanmış olur.


Saunanın Sağlık Üzerindeki Olumlu Etkileri
Araştırmalar, düzenli ve doğru olarak saunaya giren insanların, girmeyenlerden daha az hasta olduklarını göstermiştir.

Sauna Baş Ağrısı Yaparmı

Saunaya girmeye yeni başlayanlarda, güçlü bir terlemeden sonra şiddetli ancak kısa süren nezle veya geçici baş ağrısı görülebilir. Bazı insanlar bu durum karşısında genellikle kendilerine saunanın iyi gelmediğine karar verir. Aslında bu durum çok az insanda görülür ve psikolojiktir. Bu nedenle saunaya girmekten vazgeçmek yanlış olur. Saunaya birkaç kere girildikten sonra durum tamamen değişir. İnsan saunanın getirdiği yararları hissetmeye başlar.

 Ev Saunası Nasıl Işıklandırılmalı

Özellikle ev saunalarında aydınlatmada kullanılan renklerle saunanın etkisi artırılmaktadır. Saunada kırmızı aydınlatma cilt ve bezeler üzerinde uyarıcı rol oynar, mavi sakinleştirici ve yüksek tansiyonu düşürücüdür, sarı sindirim organları üzerinde olumlu etki yapar, sinir sistemini uyarıcıdır, yeşil ise uyku bozukluklarında sakinleştiririci rol oynar.

Souna Zayıflatırmı

Birçok insan saunanın zayıflattığını sanmaktadır veya uzun süre sık sık saunaya girerek fazla kilolarının ve yağlarının bir bölümünden kurtulacağını ümit etmektedir. Sauna kesinlikle zayıflatmaz. Saunaya girerken tartılan bir kimse, çıktıktan sonra tartıldığında kilosunun azaldığını görebilir, ancak aradaki fark terleyerek kaybedilen sudur. Saunadan sonra i-çilen su kilonun tekrar aynı duruma gelmesini sağlar. Sauna kilo kaybından sonra ortaya çıkan deri sarkmalarını, kırışıkları derideki kanlanmayı artırarak önler, bağ dokusunun ve derinin elastikiyetini artırarak derinin gerginleşmesine yardımcı olur.

• Sauna vücuttaki kan dolaşımını dengeler. Kasları gevşetir, sinir sisteminin rahatlamasını sağlar. Saunada insanlar günün, haftanın stresinden kurtulur.

Spordan Sonra Sauna Rahatlatırmı

Birçok sporcu saunanın kaslar üzerindeki olumlu etkisini bilmektedir. Zorlu bir antrenmandan sonra veya uzun süre antrenman yapılmayıp spora yeniden başlandığında, spordan sonra saunaya girmek rahatlatıcıdır. Spor yapıldığı sürede, kaslarda yüksek oranda süt asidi ve enerji kullanımı nedeniyle birçok toksik madde toplanır. Bu da kas tutukluğuna neden olur. Kaslarda toplanan bu maddelerin kan tarafında taşınarak kısa sürede vücuttan atılması gerekir. Saunadaki sıcak, bu maddelerin kısa sürede taşınmasını sağlayarak kas tutukluğunu önler. Kas krampları, kas tutukluğundan daha rahatsız edici ve ıstırap vericidir. Bu durum genellikle kaslar yeteri kadar ısınmadan yapılan ağır sporun veya çalışmanın sonucu ortaya çıkar. Sauna bu durumlarda da yardımcı olmaktadır. ,
Dikkat: Bacak kaslarına sık sık kramp girenler bir doktora başvurmalıdır. Bunun nedeni vücuttaki mineral eksikliği olabilir.


Sauna Cilt Hastalıklarını Tedavi Edermi

Cilt hastalıklarının birçok nedeni vardır. Ancak genellikle vücuttaki diğer organlardaki fonksiyon bozuklukları nedeniyle ortaya çıkarlar.
Akne genellikle kronik olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Yağ bezlerinin aşırı yağ salgılamaları yüzünden derideki gözenekler tıkanır. Bu nedenle de iltihaplı sivilceler oluşur. Bazen deri altında düğümler oluşturduktan sonra patlayarak, hoş olmayan yara izleri bırakırlar.
Aknesi olanların herkese açık sauna yerine, evdeki saunaya veya bir klinikteki saunaya girmek yerinde olur. Doktor kontrolü altında girilen saunadan sonra bir uzmanın akneleri patlamadan temizlemesi en doğrusudur.

Alerji nedenli ekzemalar ve kurdeşen de yine bir klinikteki saunada doktor kontrolünde tedavi edilebilir. Sedef hastalığının birçok nedeni vardır. Ağır bir enfeksiyon, grip, verem veya iklim değişikliği hastalığı başlatabilir. Ancak en büyük sorun aşırı alkol, şişmanlık ve strestir. Bunun yanı sıra sıtma, yüksek tansiyon ve alman çeşitli ilaçlar da hastalığın önemli nedenleri arasındadır.


Sauna Tansiyonu Düşürürmü

Sauna yüksek tansiyonu düşürür ve kan dolaşımını dengeler. Saunadaki sıcak, atar damarların genişlemesini sağlar. Nabzın yükselmesi, dolaşan yüksek kan oranı nedeniyle ayarlanır ve kan basma düşer. Yüksek tansiyonu olanlar saunaya kendilerini yavaş yavaş alıştırmalıdır. Soğuk su havuzuna da girmemelidirler.
Yüksek tansiyonu olanlar yavaş soğumalıdır. Serinleme odasında daha uzun süre kalmalı ve bu süre içinde yavaş yavaş dolaşmalıdırlar. Soğuk suyu bir hortumla ayaklarından başlayarak dökmeli, en son olarak sırtlarına ve başlarına dökmelidirler.


Sauna Stresi Azaltırmı Uykusuzluğa iyi Gelirmi

Saunanın sinir sistemi üzerindeki olumlu etkisi, böbrek üstü hormonu salgısının artmasıyla daha da güçlenir. Saunada çok az stres hormonu salgılanır.

Sauna uyku bozukluklarının azalmasına yardımcı olur. Sinir bozukluğu ve huzursuzluk nedenli uykusuzlarda rahat, derin bir uyku sağlar. Saunadan sonraki rahatlatıcı tatlı yorgunluk, gece uyanmadan deliksiz bir uyku uyunmasına yardımcı olur. Uyanıldığında dinlenmiş ve zinde hissedilir. Gece rahat bir uyku uyuyabilmek için, saunaya girildikten sonra ağır yemek yememeli, içki ve fazla sigara içmemelidir.


Hamilelik Döneminde Saunaya Girmek

Araştırmalar hamilelik döneminde saunaya girmenin hamile kadına hiçbir zarar vermediğini, hatta yararlı olduğunu göstermiştir. Hamilelik döneminde düzenli olarak saunaya giren kadınların, doğum sanalarmın şiddetinin daha az olduğu, doğum yolunun daha rahat olduğu, daha çok genişlediği ve doğum süresinin daha da kısaldığı gözlenmiştir. Doğum esnasında hamile kadının üzerindeki yük, düzenli saunaya giden kadında azalmaktadır. Buna saunanın kan dolaşımı üzerindeki olumlu etkisi ve kanın dengeli dağılımı neden olmaktadır. Ayrıca yapılan gözlemler saunaya düzenli giden hamile kadınlarda varis oluşmadığım göstermektedir. Sauna hamilelik süresince kadının vücudunda toplanan maddelerin kısa sürede atılmasını sağlamaktadır. Ayrıca, bazı kadınlardaki ödem sorununun kısa sürede ortadan kalkmasına veya ödemin çok azalmasına da yardımcı olmaktadır.
Not: Hamilelikte haftada bir saunaya girilmelidir.

 

Kimler Saunaya Girmemeli Dikkat Edilmesi Gerekenler


Akut ve ateşli hastalığı olanlar, kalp ve kan dolaşımı hastalığı iyileşmemiş olanlar, derisinde, iç organlarında ve kan damarlarında iltihap olanlar, veremi tam olarak iyileşmemiş olanlar, kronik karaciğer hastaları, damar hastası olanlar, epilepsi hastaları veya epilepsi benzeri nöbetler geçirenler, kalp kronerlerinde kanlanma bozukluğu olanlar, vücudunda açık ve iltihaplı yaraları olanlar saunaya girmemelidir.
Ayrıca büyük beyinlerinde ağır kanama bozukluğu olanlar, ağır karaciğer ve böbrek bozuklukları ve göz tansiyonu olanların saunaya girmemesi doğru olur.

Dikkat: Saunaya başlayacak olan herkesin, önce bir doktora danışması, durumunu açıkça anlatarak saunaya girmesinde bir engel olup olmadığını öğrenmesi doğru olur. Ayrıca, geçirilen herhangi bir hastalıktan sonra, saunaya girmeden önce bir doktora danışmakta yarar vardır.
Şeker hastalarının, iltihapsız varisi olanların, tedavi edilmiş yüksek tansiyonu olanların ve glokom hastalığı olanların saunaya girmesinde tıbben herhangi bir engel yoktur.

Not: Bacaklarında varis olanlar saunada bacaklarını sarkıtmamalıdırlar.
Çocuklar da saunaya girebilir. Tıbbi yönden çocukların yetişkinler kadar saunada kalmalarında herhangi bir engel yoktur. Sauna nedeniyle bağışıklık sistemleri güçlenen bebek ve çocuklar enfeksiyonlara karşı daha dirençli olur. Saunaya girmenin yaş sınırı yoktur, ancak ileri yaşlarda saunaya başlamadan önce bir doktora danışılmasında yarar vardır. Vücut saunaya yavaş yavaş alıştırmalı, ilk girişte 15 dakika kalmamalı, saunaya arka arkaya üç kere girilmemelidir. Sauna banyolarıyla, yaşlılıkta metabolizma yavaşlamasına bağlı olarak gelişen şikâyetler etkili olarak azaltılabilir. Yaşlı insanlar saunadan sonra bir vücut kremi sürmeli veya yağlanmalıdır.


Saunaya Girmeden Önce Yapılması Gerekenler: 

Eğer evdeki saunaya girilecekse, saunamn 1-2 saat önceden ısıtılmaya başlanması gereklidir. İçerideki termometre istenilen ısıya ulaşıldığını gösterse de, tavan ve duvarlar ısınmamıştır. Diğer bir deyişle sauna olgunlaşmamıştır. Olgunlaşmamış bir saunada terlemede gecikme olur veya ilk girişte hiç terlenmez.
Haftada bir gün saunaya girenler 3 sauna banyosu, haftada 2 gün saunaya girenler 2 sauna banyosu, her gün girenler 1 sauna banyosu yapmalıdır. Saunaya girmek için en uygun zaman öğleden öncedir, iş bitiminde girilen sauna ise günün yorgunluğunu ve stresini atmaya yardımcı olur.


Dikkat: Saunaya girmeden kısa süre önce ve saunadan hemen sonra spor yapılmaz. Saunadan önce spor yapılmışsa, kan dolaşımının sakinleşmesi, vücudun dengesini bulması ve soğuması için bir süre beklenmelidir.

Saunaya giderken uzun bir havlu, bir bornoz, plastik terlik, sabun almak gerekir. Plastik terlikle saunanın içine girilmez. İçerideki sıcak yüzünden terliklerdeki boyadan açığa zehirli gazlar çıkabilir.

Uzun havlu saunaya girildiğinde üzerine oturmak ve yatmak için gereklidir. Böylece banktaki olası mikroplardan ve ağacın sıcağından korunmuş oluruz. Kurulanmak için yeterli sayıda havlu almak gerekir. Bornoz kurulanmak için kullanılmamalı, dinlenme süresinde giyilmelidir; vücudun nemini alarak aşırı soğumayı önler.

Saunaya girmeden önce duş alınarak tüm vücut temizlenmelidir. Duştan sonra vücut çok iyi kurulanmalıdır, çünkü vücuttaki nem serinlemeyi sağlayacağından terlemeyi engeller. Yüzdeki her türlü kozmetik çok iyi temizlenmelidir. Yüzdeki kozmetik terlemeyi zorlaştırır, derinin hava almasını önler. Saunaya mayo, peştamal ve benzeri bir örtüyle girilmez. Giyilen tekstilin aşırı derecede ısınmasından, deride kızarmalar veya haşlanmalar ortaya çıkabilir. Giyilen tekstil nedeniyle terin buharlaşamaması sıcağın bloke olmasına neden olur.
Takılar çıkarılmalıdır. Madeni olan her türlü takı aşırı derecede ısınarak yanıklara neden olabilir. Bu metal çerçeveli gözlükler için de geçerlidir. Plastik çerçeveli gözlük ise saunada camları buharla kaplandığından görmeyi zorlaştırır. Saunaya lensle girilebilir. içerideki sıcak nedeniyle lens kurumaz.

Dikkat: Saunada konuşmak vücut için zararlı ve yorucudur.

Not: Eğer saunada terlenemiyor veya terleme çok geç başlıyorsa, saunaya girmeden önce ayaklara sıcak su banyosu yapmalı ve vücut kuru olarak, orta derecede sert olan. doğal kıllı bir fırçayla fırçalanmalıdır.
Saunada sürekli yatılmamalıdır. Kan dolaşımının herhangi bir sorunla karşılaşmaması için son birkaç dakika oturularak geçirilmelidir. Arzu eden son dakikayı en alt bankta oturarak geçirebilir. Saunada kalma süresini uzatmak, yarar yerine zarar verir.


Saunada 15 dakika orta derecedeki sıcaklıkta durmak yerine, 8 dakika en yüksek sıcaklıkta durmak daha yararlıdır. Saunada ne kadar kalabileceğine her insan kendisi karar vermelidir.

Saunadan Çıktıktan Sonra Yapılması Gerekenler

Saunadan çıktıktan sonra vücut soğutulur. Bunun için en iyisi havası kuru, soğuk bir yerdir. Eğer açık havaya çıkma olanağı yoksa, açık pencereli bir oda serinleme yeri olarak kullanılır. Kan dolaşımı açık havada veya serinleme odasında birkaç dakikada sakinleştikten sonra, vücudun kısa sürede soğuması için birkaç saniye için soğuk su havuzuna girilir veya soğuk suyla duş yapılır. Soğuk su havuzuna başın da ıslanacağı bir biçimde 1-3 kere dalıp çıktıktan sonra, havuz terkedilmelidir. Havuzda 10-20 saniyeden çok kalınmamalıdır.

Birkaç saniye çok soğuk suda banyo yapmak, uzun süre ılık suda banyo yapmaktan daha yararlı ve doğrudur. Soğuk duşta su geniş bir hortumla ayaklara, sonra kollara, sırta ve en son olarak baştan aşağı dökülmelidir. Ancak soğuk suyun altında 20-30 saniyeden daha uzun süre kalınmamalıdır. Su tazyikli olmamalıdır. Tazyikli suyla duş yapmak veya vücuda tazyikli su sıkmak çok zararlıdır. Kaslar yumuşamış ve vücut sıcak olduğu için saunadan çıkıldığında sert hareketlerden kaçınılmalıdır.
Hareketler yumuşak ve yavaş olmalıdır. Saunadan çıkıldığında normal solunuma devam edilmeli, hava derin derin ciğerlere çekilmemelidir. Soğuk su banyosundan çıkınca vücut çok iyi kurulanır, bornoz giyilir ve dinlenmeye geçilir. Soğuk duştan sonra istenirse, ayaklara sıcak soğuk su banyosu yapılarak saunanın etkisi artırılabilir. İki sauna banyosu arasındaki süre de çok önemli olan noktalardan biridir. Dinlenme süresinin çok uzun tutulmaması gerekir. Serinleme ve dinlenme süresi toplam 20-30 dakika arasında olmalıdır.

Son sauna banyosundan sonraki dinlenme süresinin sonunda vücudun bir masör tarafından masajlanması, saunanın olumlu etkisini artırır. Saunada terledikten sonra sıcak suyla duş yapmak, buhar banyosuna girmek, sıcak su havuzunda yüzmek kan dolaşımı açısından tehlikelidir. Saunaya yaz kış düzenli olarak girilirse, sağlık üzerindeki olumlu etkisi daha da artar.


Saunanın Tarihçesi

Sauna sözcüğü, bugün konuşulan Laponca’dan önceki eski Laponca’da, kar yığıntısına açılmış delik anlamına gelen savne sözcüğünden türemiştir. Laponca suozvnje sözcüğü ise, kar veya yer altındaki çukur anlamına gelir.

Asya ve Avrupa’nın kuzeyinde yaşayan insanların, soğuğa karşı dirençlerini artırmak için yer altındaki kovuklara veya çadırlara kızgın taş koyarak terleme yöntemini kullanmaya ne zaman başladıkları bilinememektedir. Finlandiyalıların sauna dedikleri bu banyo çeşidi, günümüzde tüm dünyada aynı adla tanınmaktadır. Asya’nın kuzeyinde yaşayan toplulukların bu banyo yöntemini, Avrupa’ya ve Bering boğazından geçerek Amerika’ya taşıdıkları bilinmektedir.
Avrupa’da saunayla ilgili ilk yazılı bilgi 15. yüzyıldandır. Bu yazılı belgelerden eskiden saunada et tütsülendiği, malt ve keten kurutulduğu, insanlara tedavi edici kompresler yapıldığı, ayrıca sıcakta kan daha iyi aktığı için hekimlerin ve berberlerin hacamat yaptığı anlaşılmaktadır. Finlandiya’da sauna doğum odası olarak da kullanılmıştır. Doğum anne ve bebeğin dayanacağı sıcaklıkta yaptırılmaktaydı. Önceden 100° C’ye ısıtılmış olan saunadaki havanın dezenfekte olması nedeniyle anne albastıdan korunmaktaydı.

Herodot, İskitlerin ateşte kızdırılmış taşlan yuvarlayarak küçük çadırları ısıttıktan sonra, içine girerek terlediklerim yazmıştır. Bu yöntem Yunanlıların hamam kültürünün temelini oluşturmuştur. Hamam kültürünü Yunanlılardan alan Romalılar, banyo yapmayı kalabalık toplumların eğlencesi durumuna getirmiştir. Avrupa’da toplu olarak banyo yapma ve temizlik kültürü 14. yüzyıla kadar sürmüştür. Ancak insanların bir arada banyo yapması kiliseyi rahatsız etmiş, banyo yapanların cezalandırılması bile gündeme gelmiştir.

Bunun sonucu olarak pis kokulardan ve çok kötü görünümlü saçlardan kurtulmak için parfüm ve peruk sanayii gelişmiştir. 19. yüzyıla kadar saunaya girmek rezillik olarak kabul edilmiştir. Saunanın diğer hamamlardan farkı kuru ve sıcak havadır. Günümüzden 2000 yıl önce Asya’nın kuzeyinden gelerek bugünkü Finlandiya’ya yerleşen Finliler, Moğolların buluşu olan sıcak taşla terleme ve hamamı yöntemini beraberlerinde getirmiştir. Sonra bu taş hamamdan saunayı geliştirmişlerdir. Sıcak taş terleme hamamında bir kulübe veya ufak bir mağara, ateşte kızdırılan taşla doldurulur ve üzerine su dökülürdü.

Meydana gelen nemli sıcak hamamda terlenirdi. Taş devrine kadar uzanan bu en eski tip sıcak banyo yapma yönteminin saunadan farkı, içerideki havanın kuru olmamasıdır. Bu hamam tipi Moğollar tarafından geliştirilmiş ve Bering boğazı üzerinden Kuzey Amerika’ya götürülmüştür. Roma hamamında banyo, tabanından ve içi boş duvarlardan sıcak havayla kuru olarak ısıtılır. Roma hamamında sıcak ve soğuk su bulunmaktadır. Hamam sözcüğü Arapça kızdırmak anlamına gelmektedir. Türk veya Arap hamamı kaim duvarlıdır, birçok odadan oluşur. İçerisinin sıcaklığı 40-50°C arasındadır. Tavana doğru yükselen nemli sıcak hava, ısıtılan su kazanından yükselir. Hamamda sıcak ve soğuk su bulunur.

Rus hamamı banja ağaçtan bir kulübedir, yapı bakımından saunaya benzer. Bir taş sobayla en çok 50°C-ye kadar ısıtılır. Sobanın üzerine sürekli su dökülerek hamamda su buharından kaim bir sis bulutunun oluşması sağlanır. Rus hamamı saunaya göre daha soğuk ve daha nemlidir.
Günümüzde saunada da gelişen teknikten yararlanılmaktadır, ancak yöntemde hiçbir değişiklik yapılmamıştır.
Devamı…

Sağlıklı Yaşam için Uyulması Gereken Birkaç Basit Kural


Amerikan Doğal Sağlık Ekolü’nün  Sağlıklı Yaşama Ait Birkaç Basit Kuralı:

İlk Maddeler,

1.      Pişirilmemiş vejeteryan yiyecekler tüket
2.      Yiyecekleri bağdaştır
3.      Temiz hava soluyun
4.      Bedeniniz hergün orta derecede güneş ışığı ile temas etsin, fakat güneşte yanmayın
5.      Susadıkça saf, katıksız su için
6.      Günde 8 saat  uyuyun
7.      Haftada 3 kez ( en az 20’şer dakika ekzersiz yapın. Çok kişi 30 dakika yürüyüşün bütün eksersizleri kapsayacağı görüşündedir.
8.      Bedeninizi temiz tutun
9.      Tepkili olmaktansa duygusal bir ölçüyü koruyun
10.   Aşırı sıcak ve aşırı soğuktan korunun
11.   Aileniz ve arkadaşlarınızla zaman geçirin

İkinci maddede, yemekleri bağdaştır, denilmektedir. Bu ne demektir?  Öğünlere en sulu yiyecekle başlama ve en az sulu ile bitirme. Yemek sırasında içilen çoğu içecekler, emzimleri sulandırarak sindirim güçlüğü yaratırlar, içmeyin. Asitli içecekler ve asitli meyveler, nişastalardan sonra tüketilmelidir. Nişastalar, proteinler veya yağlı besinlerden sonra tüketilmelidir. Balık çok hızlı sindirildiği için patatesten önce ve sonra yenilebilir. Diğer Maddeleri sıralayalım.

Ayrıca Dr. Ender Saraç’a göre Ayurveda’da çoğu kez yiyecekle ilaç arasında hiçbir fark yoktur. Daha önce yazdığımız Ender Saraç'a göre Sağlıklı Beslenmenin 9 Altın Kuralı yazısı için için tıkla


Balıklarda ağır metal rizkini azaltmak için  küçük balıklar tercih edilmelidir.

Yumurta en kaliteli protein kaynağıdır fakat köy yumurtası tercih edilmelidir. Günde 1-4 adet yenilebilir. Yumurta kızartılarak yenilmemeli, mutlaka  yenilecekse zeytinyağı veya fındık yağında ya da tereyağı ile pişirilmelidir. Önce akı pişirilmeli, sarısı çiğ olarak eklenmelidir. Prof. Dr. Kenan Demirkol’a göre yumurtanın et değerine ulaşabilmesi için portakal suyu ile birlikte yenilmeli veya menemen yapılmalıdır.

Patates yüksek şeker içerdiğinden yenilmemelidir.
Sarımsak hergün en az 2 diş yenilmeli, sarımsağı ezin en geç 1 saat içinde tüketin.

Soğan en az sarımsak kadar değerlidir.

Zeytin mümkün olduğu kadar tuzu çıkarılmalı, sele zeytini veya yeşil zeytin tercih edilmelidir.

Kayısı, üzüm, muz gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı yenilmelidir. Üzüm çekirdeği ve kabuğu, çilek, yaban mersini, kızılcık gibi meyveler çok yüksek antioksidan etkilere sahiptir.

Soya, söylendiği gibi sağlıklı bir yiyecek değildir, çok az yenmeli hatta hiç yenmemelidir.

Kabuklu kuruyemişler(ceviz,fındık,fıstık,ayçiçeği,kabak çekirdeği,badem) günde 1-2 avuç, 25-50 gram kadar oldukça yararlı. Çiğ ve az tuzlu olanı tercih edilmelidir.

Margarin kesinlikle yasaktır. Onun yerine zeytinyağı, halis sızma olanlar tercih edilmeli, riviera ikinci seçenektir.

Bunun dışında köy tereyağı, Urfa yağı, kuyruk ve iç yağı yararlıdır.

Balıkyağı büyük ölçüde omega3 yağ asidi içerir. Balıkyağından sonra ikinci önemli omega kaynağı keten tohumudur. Öğüttükten sonra 2-3 tatlı kaşığı yenilebilir.

Ekmekle bulgur, mısır,çavdar,makarna, pirinç gibi tahıllar  ve bunlarla yapılan yemekler yenilmemelidir.

Çayların hepsi çok yararlı özellikle şekersiz içilecek. Kahve ve nestkahve yasak olmamakla birlikte sınırlı içilmelidir.

Turşular özellikle çok yararlı.

Üzüm sirkesi, nar ekşisi,şalgam suyu ve meyankökü faydalı mikroplar açısından çok yararlı.

Yiyeceklerin içinde bulunan tuz vücudumuzun ihtiyacını karşılar. Az tuz sizi halsiz bırakıyorsa tuzu biraz artırabilirisiniz.

Baharatlar içerdikleri vitamin, mineraller, ve antioksidanlar(vücudun pasını sökücü) açısından oldukça yararlıdırlar.

Rafine şekerler ve bunlarla yapılan yiyecekler örneğin pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayıf v.b. yiyecekler yasaktır.

Çikolata haftada bir kere orta boy sütsüz (bitter) olanı yenilebilir. Kadınlarda adet öncesi dönemdeki depresyonu azaltır(çok iyi magnezyum kaynağıdır).

Bal halis ise şifa verir. Günde bir iki çay kaşığı yenilebilir.

Tatlandırıcılar ve bunlarla yapılan diyet ürünleri yenilmemelidir.(Gönderenin notu, şeker ihtiyacı  bal, üzüm, incir, yaban mersini, kayısı, kavun karpuz gibi doğal yiyeceklerle giderilmelidir)

Meşrubatın her türlüsü yasak, evde yapılan meyve suyu içilebilir. Meşrubat olarak ayran, kefir, boza, şalgam suyu veya meyan kökü suyu içiniz.(Gönderenin notu, kola ve gazlı içecekler kesinlikle içilmemeli hele çocuklara hiç verilmemelidir)

Günde 6-8 bardak su için, idrarınız koyu ise su içmiyorsunuz, demektir. Şebeke suyu mümkünse içmeyin çünkü klor kanser yapabilir fakat içmek zorunda iseniz suyu musluktan aldıktan sonra en az bir saat dinlendirin kloru uçar. Yemekle birlikte su içmeyin çünkü bu sindirim sıvılarını seyrelterek etkilerini azaltır. Yemekten yarım saat önce veya sonra su içilmelidir. Uykudan önce 1 veya 2 bardak su içilmelidir.

Yemekler kendi suyunda ağır ağır pişirilmeli(buğulama ve güveçte pişirme tercih edilmelidir.

Kızartma,ızgara,mikro-dalga gibi hızlı pişirme yöntemleri sakıncalıdır.

Dondurulmuş yiyecekleri fazla tüketmeyin.

Pişirme sularını atmayın, konserve yiyecekleri ise mümkünse hiç yemeyin.

Banyo yaparken şampuan yerine zeytinyağlı ballı sabun veya sadece zeytinyağlı sabun kullanılmalıdır. Çünkü  yanık yağlar toplanarak şampuan yapımında kullanılmaktadır.Bunun sağlığa uygun olduğunu kimse söylemez.

Ayrıca tuvalet kağıtlarından doğal olanları tercih edilmelidir.
Cep telefonları mümkün olduğu kadar vücudumuzdan uzak tutulmalıdır. Cep telefonlarını kulağınıza dayamak yerine mikrofon veya kulaklık kullanın ve konuşurken mümkünse telefonu elinizle tutmayıp masaya koyunuz.

Güneşli havalarda en az yarım saat,gözlüksüz olarak güneşe maruz kalınmalıdır.(kışın tercihen 11-13 arası)Güneş ışınları  daha rahat uyumanızı sağlar. D vitamini sentezini artırın. D vitamini kemik hastalıklarına, romatizmal hastalıklara, kansere(deri kanseri dahil) ve çeşitli müzmin hastalıklara  karşı koruyucudur.
Yazın mayo ile güneşlenirken başlangıçta güneşte fazla kalmayın(özellikle 11.00-13.00 arası) Dengeli şekilde yanın, haşlanmayın.

Günde en az yarım saat hızlı yürüyüş yapılmalı ve merdivenler çift çift çıkılmalı, 3-5 dakika kültür fizik yapılmalıdır.

Derin temiz hava soluyarak hücrelerdeki oksijeni artırın.

Mümkünse 22.00’den önce yatın. 5 saatten az, 9 saatten fazla uyumayın. İyi bir uyku için midenizin boş olması gerektiğini unutmayınız.
Devamı…

Sağlıklı Yaşam İçin Neler Yapabiliriz

Aslında sağlıklı  yaşayabilmek için hem doğru beslenmek hem de olumlu duygu ve düşüncelere sahip olmak gerekiyor. Ayrıca spor yapıp vücudumuzdaki toksinleri atmak ve yeteri kadar  diyaframdan derin nefesle oksijen de almak şarttır.Böylece yaptığımız işlere daha iyi konsantre olur ve bunlardan daha büyük bir zevk alabilir ve böylece ruhsal yönden tatmin oluruz. Oysa insanları çoğunluğu ölmeyecek kadar nefes alıp sürekli stres içinde bulunmaktadır.

Ayrıca sağlıklı yaşamak için günde bir golden elma, bir armut, en az bir kase yoğurt yenilmeli veya tercihen ayran içilmelidir. Yoğurt veya ayran ile vücudumuz  kalsiyum ihtiyacını giderir.  21 yaşına kadar kemik gelişimi için 40 yaşından sonra kemik erimesine karşı düzenli olarak yoğurt ve süt alınmalıdır. Ayrıca kalsiyum eksikliği, uykusuzluğu da yol açmaktadır.

Yetişkinler için haftada en az bir kere kırmızı et, iki defa balık bir defa kümes hayvanlarının etini yemek gerekir. Tavuk eti köy tavuğu olmalı, yani tavuk gezinip dolaşarak doğadan beslenmeli Şu anda çiftlik tavukları sağlıklı değildir. Bildiğim kadarıyla  buralarda yumurtadan çıkan civcivin önüne su ve yem konuluyor ve tepeden de ışık veriliyor. Böylece 40 gün hiç uyumadan ve hareket etmeden civcivler beslenerek kesime götürülüyorlar. Bunlar tamamen yağ deposu olup uzmanlara göre bu insan sağlığı için son derece sakıncalıdır. Ayrıca tavuğa antibiyotik verildiği için kadınlarda kıllanma oluşturabilir. Prof. Dr. Ahmet Maranki’ye göre “sığır yerine koyun veya keçi etini tercih etmemiz gerekir. Çünkü sığıra antibiyotik veriliyor. Oysa koyun ve keçiye antibiyotik verilemiyor, verilirse ölüyor.

Ayrıca su, hem besin hem de ilaç görevi görmektedir. Erkeklerin günde en fazla 3,5 litre kadınların ise 2,5 litre su içmeleri gerekir. Bu sıcaklık durumuna göre biraz artıp azalmakla birlikte daha fazla su vücut için zararlıdır. Su, çok sıcak ve çok soğuk  olmamalıdır. Uzmanlara göre çok soğuk su kalp krizi rizkini artırır. Çinliler, hastaları ılık su ile tedavi ediyorlar. Sağlıklı yaşamada ve bazı hastalıkların önlenmesinde ve zayıflamada suyun sayısız faydaları vardır.Uzmanlara göre bir bardak su insanı kolon kanserinden koruyor.Yine bronşial astım rahatsızlığının temel sebeplerinden birisi yeterli miktarda su içmemektir. Çoğu insan yeterli miktarda su içmediği için hastalanmaktadır. Ayrıca su vücuttaki yağları attırdığı için kilo vermeyi de sağlar.
Günde en az yarım saat müzik dinlemeli, düzenli spor  ve kültür fizik yapmalı,. Bunu hergün yapamasa da  gün aşırı veya en az iki günde bir spor yapmalı,  İki gün aşarsa nezle ve grip olma rizki artabilir. Diyetisyen Müge Ülker, “haftada 4 gün 45 dakika veya 5 gün 30 dakika toplam 150 dakika egzersiz yapılırsa sağlıklı bir vücuda sahip olunabileceği”ni söyler.
Devamı…

Kanserden korunmak için neler yapılmalı

A.B.D.’de yayımlanan Journal of  Clinical  Nutrition Dergisi, yemeklerle düzenli olarak tüketilen meyvenin kalp dolaşım hastalıklarını önlediğini yazdı. Düzenli ve sağlıklı gıda tüketimi ilaçlardan daha fazla kanserden koruyucu  etkisi vardır.

Kanserden korunmak için neler yapılmalı?

1.      Fiziksel egzersiz yapmak
2.      Aşırı kilolardan kurtulmak
3.      Sigara içmemek
4.      Aşırı alkolden sakınmak
5.      Sağlıklı gıda tüketimi

Bunlara ek olarak yeterli lifli gıda (sebze ve meyve) tüketilmeli fakat  aşırı yağ ve rafine edilmiş gıdalardan kaçınmalıdır. Kalsiyum ve D vitamini de kanser ile savaşta önemlidir.
Prof. Dr. Narçin Palavan Unsal, su teresinin kansere karşı süper besin olduğunu yazar. Ona göre tıbbın babası Hipokrat hastalarını su teresi ile tedavi etmiştir.
Prof. Dr. Kenan Demirkol, yemeklerde zeytinyağı ve tereyağı kullanılmasını önermektedir. Ona göre tereyağının çayırda otlayan hayvanlardan elde edilmiş olması gerekir. Çiçekyağı 40 derecede buharlaşıp zehir haline gelmektedir. Bu sebeple çiçekyağı kullanılmamalıdır. Akdeniz ülkeleri arasında kanser hastalığında İsrail birinci sırada Türkiye ise ikinci sıradadır ve her iki ülkede de genellikle çiçek yağı kullanılmaktadır. Oysa zeytinyağı 250 derecede buharlaşıp zehir haline gelmektedir. Tencere ve tavaların ısıları ise en fazla 180 derecedir. Bu sebeple hem yemeklerde hem de her türlü kızartmalarda zeytinyağı kullanılmalı, ikinci derecede fındıkyağı tercih edilmelidir.Yalnız zeytinyağı, zeytinlerin  soğuk sıkılması ile elde edilirken fındıkyağı ısıtılarak yapılmaktadır.”
Prof. Mehmet Öz,  “günde yarım avuç çekirdekli siyah kuru üzüm, yarım avuç fındık, 4-5 ceviziçi yememizi önermektedir.” Uzmanlar, çekirdekli siyah kuru üzümün kanseri tedavi edici özelliğinin olduğunu söylüyorlar. Zeytin yağının da kanser ile birlikte kalp ve damar hastalıklarının oluşmasını önlediğini belirtmektedirler.
Devamı…

Gülmek Stersin En İyi İlacı!

"New York Presbyterian ve Long Island College Hastaneleri kardiyoloğu Columbia Üniversitesi Asis. Profesörü Doç. Dr. Özgen Doğan, rekabetçi, saldırgan kişilik yapılarına sahip kişilerin kalp
hastalıklarıyla karşılaşma riskinin daha yüksek olduğuna dikkat çekerek, hayatlarında stresin başrol oynadığı bu kişiler için stresi
gidermenin en iyi yolunun gülmek olduğunu ifade ediyor. Doğan, “Stresi azaltmak için en iyi çare gülen, pozitif düşünen, iyimser dostlar ve stressiz ilişkilerin olduğu ortamlardır” diyerek soruları
yanıtlamaya devam ediyor.

■ Ne tip kişiliklerde kalp krizi riski yüksektir?

A grubu dediğimiz kişiler her şeyi kendileri yapmaya çalışan ve başarıdan başarıya koşan insanlardır. Devamlı zamana karşı yarışırlar. Kısa süreye çok iş sığdırırlar ve genellikle saldırgan yapıda ve rekabetçidirler. Liderlik ruhuna sahiptirler. Ama kalp sağlıkları iyi değildir, yavaş konuşan ve ağır hareket eden insanlardan nefret ederler. Genellikle eve iş getirirler. Sporda kaybetmek onları saldırgan yapar.

Zihinleri hep işle meşguldür. Hoşgörü anlayışları zayıftır.
Kendileri kadar çalışmayan insanlardan nefret ederler.
Çok nadir tatile çıkarlar. İki işi bir arada yaparlar; zaman konusunda sürekli stres yaşarlar. Başarıyı para olarak görürler;
başarısızlığa veya başkalarının ne düşündüğüne çok az önem
verirler.Bu yüzden sürekli mücadele içersine girerler.

Yavaşlamak, kendine ve aileye zaman ayırmak kalp sağlığı açısından çok önemlidir. B grubundakiler ise olaylara kötümser yaklaşan negatif, üzgün ve depresyondaki insanlardır. Onlar için bardağın yarısı hep boştur. Aşırı duygusallık sonrası dikkat

■ Aşırı üzülmek kadar aşırı sevinmek de ani kalp krizlerine yol açar mı?

Her iki duyguyu da uçlarda yaşamak genelde aşırı salgılanmayan katekolamin hormonlarının yüksek düzeyde salgılanmasına neden olur. Bu maddeler ritim bozukluğuna yol açar. Kalbin şiddetli kasılmasına neden olur ve ani kalp ölümü gerçekleşir. Aşırı duygulanmanıza neden olan olaydan sonraki 4 – 8 gün boyunca kendinize çok dikkat etmelisiniz.

■ Hangi duygu kalp krizi açısından en kötüsüdür?

Kızgınlık duygusu kalp sağlığı açısından en zararlı olanıdır. Aşırı kızgınlık 2 saat içinde kalp krizi geçirme olasılığını körükler. Saldırganlık veya kızgınlık kolesterolden ve sigaradan daha tehlikeli bir risk faktörüdür. Kızgınlık sonucu tansiyon yükselir, nefes daralır, kalp atış hızı artar, damarlarımız salgılanan hormonlarla kasılır; kalbe az kan gider.

■ Kalp sağlığına en faydalı duygu halleri nelerdir?

Gülmek en iyi ilaçlardan biridir. Stresi azalttığı, düşmanca hisleri ortadan kaldırdığı ve saldırganlığı önlediği bilimsel bir gerçektir.
1997’de Stanford Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bir deneyde kalp krizi geçiren hastaların yarısına günde 30 dakika komedi filmi seyrettirildi. Diğer yarısına ise seyrettirilmedi. Filmi seyretmeyen grupta bir yıl içinde daha fazla kalp krizi görüldü.
Stresi azaltmak için en iyi çare gülen, pozitif düşünen, iyimser dostlar ve stressiz ilişkilerin olduğu ortamlardır.

Bunları unutmayın !

HDL düşüklüğü genetik değil Ceviz, kalori probleminiz yoksa kolesterolü düşürücü etkisi olan harika bir besin maddesidir. Günde sekiz ceviz yemeniz yeterlidir. Her ceviz 25 kalori içerir
ve toplam 200 kalori alırsınız. Bu 200 kaloriyi başka yerden kısmalı ya da daha fazla egzersiz yapmalısınız. Diyetinizdeki yağı ciddi şekilde kesmeniz gerekir. Aksi halde kilo alırsınız. Cevizde ayrıca yüksek miktarda, kanı sulandıran bir madde olan
‘alfa linolenik asit’ vardır. Böylece pıhtının kalp damarını tıkamasıyla oluşan kalp krizi riskiniz de azalır.

● Beyinde kalbi kontrol eden bölüm ilkel bir bölümdür ve limbik sistem olarak bilinir. Bu bölüm aynı zamanda stres, iştah ve seksin yönetildiği yerdir.

● Kalp krizi geçiren hastaların yüzde 50’sinde kriz öncesi depresyon görülür.

● Saldırganlık veya kızgınlık kolesterolden ve sigaradan daha tehlikeli bir risk faktörüdür.

● Gülmek stresi azaltmak için en iyi ilaçlardan biridir.

● Beklenmedik bir zamanda yaşanılan duygusal stres, kandaki adrenalin seviyelerini normalden 30 kat daha fazla artırır.

● Uyanık kalma süresi arttıkça, stres hormonları daha fazla salgılanmaya başlar."

Devamı…

CANAN EFENDİGİL KARATAY DİYETİ, KARATAY KAHVALTISI VE ÖĞÜNLERİ


Karatay diyeti nasıl uygulanır?
Bu diyeti ülkemizde yetişen kendi yiyeceklerimizle uyguluyoruz. Biz bir Akdeniz ülkesiyiz. Akdeniz
ikliminde yetişen yiyecekler en sağlıklı gıdalardır. Fakat bu gıdaları bazı pişirme usulleri ve
kullandığımız tehlikeli yağlarla kendimiz zararlı hale sokabiliyoruz. Kilo alma sebebi de işte bu
uygulamalar ve tehlikeli yağlar.

Karatay Diyeti kitabında da anlattığımız gibi, öncelikle sağlıklı yağlar ile sağlıksız olanları birbirinden
ayırmak gerekiyor. “Yağ yenilince vücutta yağ oluşur” düşüncesi tamamen yanlıştır. Sağlıklı yağlar kilo
aldırmaz, kilo verdirir. Çünkü kilo aldıran yağlar değil, karbonhidratlardır. Bu tüm dünyada kabul
ediliyor ama ilaç firmaları ve gıda endüstrisi tarafından dile getirilmesi engelleniyor. Çünkü tüm gıda
firmaları yağsız yiyecek üretmek üzere yatırımlarının yapmış durumda. Tabii insanların sağlığı gün
geçtikçe bozulduğu için ilaç firmaları da büyük getirim elde ediyor.

Tıp fakültesi ikinci sınıfında biyoloji dersinde yağ yenildiğinde vücuda yağ olarak girmeyeceği öğretilir.
Yani biyoloji konusunu biraz bilen biri, bu konuyu bilir. Yumurta yediğimiz zaman vücuda yumurta
olarak girmez işte bu sebeple yumurta kolesterole neden olmaz.

 Tavuk yediğimiz zaman tavuk mu oluyoruz? Ki yumurta yediğimiz zaman kolesterolümüz yükselsin? Balık yerken vücuda balık olarak mı giriyor? 

Bunlar yenildiği zaman bağırsaktan kırılır, yıkılır, emilir ve kan dolaşımı ile karaciğere gelir.
Karaciğer, bütün vücudun ihtiyacına göre yağını da, proteinini de, şekerini de üretir. Karatay diyeti zor
bir şey değil. Beslenme konusunda doğru bildiğimiz yanlışları düzeltip, fizik hareketimizi biraz artırıp,
leptin hormonunun gündüz ve gece salgılanmasını sağlayabilirsek, birikmiş yağlar yıkılarak gider zate

Karatay diyetinin en temel prensipleri neler?

Karatay Diyeti’ni uygularken yediğiniz her şey doğal ve mevsimsel olacak. Katkı maddesi içeren ve
işlenmiş hiçbir şey yenmeyecek. Yemek yenilen zamanlara dikkat edilecek. En önemli nokta, akşam
sekizden sonra hiçbir şey yememek, bol su içmek ve hareket etmektir. Hareket çok önemli, bunun için
herkesin bahane ortaya koymadan vakit ayırması gerekiyor. Ben özellikle büyük iş adamlarımız, banka
veya şirket müdürleri ya da memurlarımız geldiğinde öğle tatilinde, dışarı çıkıp 15-20 dakika
yürümelerini öneriyorum. Başlangıçta bu bile yeterli. Yatmadan önce yaşadığınız binanın etrafında
birkaç tur atabilir veya çocuğunuz varsa hiç evden çıkamıyorsanız, eşinizi alın müziği açın, bir saat
dans edin. Kol bastı mı yaparsınız, vals mı yaparsınız, rock’n roll mu yaparsınız tercih sizin!

Diyette çok çabuk sonuç almak isteniyor. Karatay Diyeti kitabını alıp uygulamaya başlayacakların
hayatlarında bu diyet neleri değiştirecek?

Tek bedeni herkese giydiremiyoruz. Herkes kendine özeldir. Yaşam biçimi, yaş durumu, doğurganlık
çağında olup olmaması, hamile olup olmaması, sporcu olup olmaması, sedanter (hareketsiz) olup
olmaması, menopoz, kullandığı ilaçlar kilo verme sürecini etkiler. Karatay diyetinin amacı, sağlıklı
beslenme ve yaşam biçimini yerleştirmektir. Alışkanlıklarımızı sağlıklı yönde değiştirmektir.
Alışkanlıklar kolay kolay değişmediği için bu diyette birden bire kilo verilmez. Çünkü maalesef yıllarca
vücutta birikmiş yağlar kızgın tavadaymış gibi erimez. Metabolizmanın terse dönmesi gerekiyor.


Karatay diyeti ile önce vücudun kilo alması yani yağların birikmesi önleniyor daha sonra bir durağanlık
devresi oluyor ondan sonra da birikmiş olan yağlar yıkılarak kalıcı olarak kilo veriliyor. Bu diyeti
uygulamaya başladıktan sonra yediklerimiz bizi acıktırmıyorsa işte bu iyileşmenin ilk belirtisidir. İlk
haftalardan itibaren bu iyileşme başladı ise doğru yoldayız demektir.

İlk hafta hemen herkes farkı hissediyor. Daha sonra ortalama altı aya kadar sonuç alınabiliyor. Ancak
önemli hastalığı olanlarda iki seneye kadar süren takipler de var. Bu sebeple sabretmek gerekiyor.
Gençlerde çok hızlı sonuç alınabildiği gibi 60 yaş üstü menopozdaki hanımlarda daha yavaş yol
alınıyor. Günde 5 km yürüyen çok hızlı hedefe ulaşabildiği gibi, günde 20 dakika yürüyen daha yavaş
ilerliyor.

‘Karatay diyetini eksiksiz uygulayan herkes kesinlikle kalıcı kilo verir’ diyebilir misiniz?

Bugüne kadar 1500’den fazla hastam bu programı uyguladı ve uygulayanlar hastalarımın hepsi çok
memnun. Sağlıklarına kavuştular ve gençlik kıyafetlerini giymeye başladılar. Verdikleri kiloları hiçbir
zaman geri almadılar. Mutlular, neşeliler, kafaları dinçleşti ve enerji kazandılar. Binlerce hastanın
yaşadığı sonuçlar bize bu diyetin başarısını birebir gösterdi.

Çoğu diyette yasaklanan kırmızı et, tereyağı, yumurta, pastırma, kuru fasulye ve turşu ve
kuruyemişleri bilimsel gerçeklerle serbest bırakıyor. Bakalım, bu diyeti diğer diyetlerden ayıran
özellikler neler ?

Beslenme ile hücresel/hormonal fonksiyon bozuklukları arasındaki yakın ilişkiye odaklanan Prof. Dr.
Canan Efendigil Karatay, “Eğer kilo vermek ve verdiğiniz kiloda kalmak istiyorsanız; kilo verirken
halsizlik, bitkinlik, isteksizlik ve yorgunluk hissetmeden, mutlu ve enerjik bir şekilde yaşamayı
arzuluyorsanız; unutkanlık şikâyetlerinden kurtulmayı, düşüncelerinizin berraklaşmasını ve yaptığınız
işe kolaylıkla konsantre olmayı hedefliyorsanız bu diyeti uygulayabilirsiniz” diyor.
Kitap’tan çıkan “Bilimsel Gerçeklerle Kilo Vermenin ABC’si / Karatay Diyeti” adlı kitapta bu diyetin
diğer diyetlerden farkı şöyle anlatılıyor:

“Karatay Diyeti’nin diğer diyetlerden daha rahat uygulanabilir ve farklı olmasının temelinde, düşük
glisemik indeksli besinlerin tüketilmesinin öne çıkması yatar.”

Glisemik indeks nedir ?

Glisemik indeks (Gİ), herhangi bir yiyeceğin içinde bulunan karbonhidrat miktarına göre hesaplanır.
Karbonhidrat içeren bir yiyecek kana geçtiğinde, kan şekerini yükseltme hızını gösterir. Rafine edilmiş
ve işlenmiş hazır yiyeceklerin glisemik indeksleri oldukça yüksektir.

Düşük glisemik indeksli besinlerin vücudumuza yararları nelerdir ?

Gün boyunca kan insülini düşük kalır ve dalgalanma göstermediği için acıkma hissi olmaz. Uzun sürse
tokluk hissedilir. Ara öğün olarak göbekte biriken yağı ve iç depolarımızı kullanırız. Yağlarımız
depolanmaz, daha hızlı yıkılarak giderek azalır, karaciğer ve göbek yağımız erir ve göbek çevremiz
incelir. Kilolarımızı rahatlıkla verir, tekrar geri almayız. İsteksiz, sinirli, sıkıntılı ve umutsuz duygular
içinde olmayız.


Kaslarımız erimez, su kaybımız olmaz. Karaciğerde biriken yağımız eridiği için, karaciğerimiz sağlığına
kavuşarak normal çalışır. Metabolizmamızda yavaşlama olmaz, hızlı çalışır. Kan yağlarımız normalleşir,
HDL yükselir, depo yağ şekli olan trigliseridler düşer. Bağırsaklar düzenli çalışır.
Leptin hormonu gerçeği

Prof. Dr. Karatay, kilo vermede en kritik hormonun “leptin” hormonu olduğunu söylüyor. Leptin
hormonu, beyaz yağ ve pankreas hücrelerinde üretilip salgılanan, insan vücudunda beyaz yağ
hücreleri tarafından depo edilen bir hormon.

Tokluk hissi verme, açlığı bastırma, yediklerimizin yeterli olup olmadığını beyne iletme gibi çok önemli
görevleri var. Leptin, insülin hormonuyla birlikte vücudumuzun yakıt ve enerji düzeyini idare edip
düzenliyor.

Neden az yesek de zayıflayamıyoruz?

Sık sık bir şeyler atıştırılması ya da çok büyük porsiyonlar tüketilmesi sonucu insülin hormonu fazla
miktarda salgılanacağı için, kan insülin düzeyi uzun süre yüksek olarak kalacaktır. İnsülin hormonunun
sürekli olarak salgılanması, leptin hormonunun da sürekli olarak salgılanmasına neden olur. İnsülin ve
leptin hormonlarının dolaşımda uzun süre yüksek olarak kalması, bütün dokularda bulunan insülin ve
leptin hormonlarının komutlarını algılayacak olan hücrelerin, bu hormonların komutlarını işitemez
hale gelmelerine neden olur.

Leptin hormonu pankreasta bulunan hücrelere etki edemez ve insülinin salgılanmasını engelleyemez.
Leptin hormonunun mesajını algılayamayan pankreas hücreleri, insülin salgılamaya ara vermeden
devam edeceğinden, yağların depolanması da sürer. Bu durumda ne kadar az yesek de yavaş yavaş
yağlarımız ve kilomuz artar.

Leptin ve insülin direncini kırmak için yapılması gerekenler

* Fizik aktivite
* Düşük glisemik indeksli gıdalar tüketmek
* Sağlıklı yağları kullanmak (Tereyağı, hayvansal katı yağlar, balık yağı yani Omega 3, ısıl işlem
görmemiş mısırözü ve ayçiçeği yağları yani Omega 6, zeytin ve fındık yağları yani Omega 9)
* İşlenmiş gıdalardan uzak durmak (ilaç, yemek boyası, kimyasal katkı maddesi ve trans yağ
içermeyen gıdalar)



KARATAY YAŞAM BİÇİMİNE BAŞLANGIÇ

Bırseyı ogrenmenın en ıyı yolu ıkı kere yuksek sesle haykırmakmıs, boylece yani yazarak haykırınca
bilinçaltına format atmıs oluyor ınsan.
Bildirim


Hedef: Verılen kılo yuzdesı(bu hafta verılen kılo/gecen haftakı kılo *100) :
Mönü
Kalkınca:

1.öğün:
2. öğün:
3. öğün:

Sıvı:
Spor:


Karatay Diyetine göre bir haftalık örnek mönüde bulunabilecek gıdalar ve yemek saatleri şöyle
planlanabilir:

PAZARTESİ
Karatay Kahvaltısı (08.00-09.00)
İki adet yumurta (Suda haşlanarak rafadan ya da kayısı kıvamında hazırlanmış. Tereyağında peynirli
omlet de yapılabilir.)8-10 adet tuzu alınmış yeşil ya da siyah zeytinBir avuç içi kadar beyaz peynir,4-5
adet gün kurusu kayısıŞekersiz bitki çayı, su ya da meyve çayıBir (ince belli) çay bardağı ceviz (Ekmek
yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
Öğle yemeği (13.00-14.00)
Bir avuç içi kadar dana söğüş, bol salata ve zeytinyağlı fasulyeSalata olarak dilimlenmiş ya da
rendelenmiş turp ve havuç veya mevsim salatası, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve
sızma zeytinyağı ile hazırlanmalıdır.Bir su bardağı tuzsuz ayranArzu edildiği kadar şekersiz bitki çayı ya
da su
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Yarım su bardağı kadar ceviz Şekersiz olarak sevdiğiniz herhangi bir çay ya da taze limonlu su
Akşam yemeği (18.00-19.00)
Balık, yeşil soğan, roka ve turp (Salata bol miktarda hazırlanıp, içine, doğal sirke, limon, az miktarda
kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile birlikte tane keten tohumu ilave edilerek hazırlanmalıdır.)

SALI

Kahvaltı (08.00-09.00)
Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen
de yapılabilir)8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi kadar beyaz peynir2-3 adet çarliston yeşilbiber5-6
adet minik domatesŞekersiz çay ya da sütBir (ince belli) çay bardağı fındık (Ekmek yerine beyaz
peynirle birlikte yenebilir. Fındık mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
Ara öğün (şart değil) (10.00)
Yarım su bardağı kadar ceviz Bol su ya da yeşil çay
Öğle yemeği (13.00-14.00)
Bir tabak zeytinyağlı barbunya ya da etli sebze yemeğiLahana ya da karnabahar salatası (Çiğ ya da
buğulanmış olabilir)Bir su bardağı ayran ya da bir kase yoğurt
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Bir orta boy elma ya da mevsim meyvesiBir kase yoğurt (Mümkünse evde mayalanmış veya
geleneksel usulle üretilmiş. Kesinlikle diyet olmayacak)Şekersiz çay ya da bir fincan Türk
kahvesiNescafe olarak bilinen granül kahveler işlenmiş gıda oldukları için yasak


Akşam yemeği (18.00-19.00)
Balık ızgara (Fırında veya buğulama usulü de pişirilebilir)Bir tabak pilakiRoka, yeşil soğan, maydanoz
ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve
sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)İki kibrit kutusu kadar tahin helvası

ÇARŞAMBA
Kahvaltı (08.00-09.00)
Kayısı kıvamında suda haşlanmış iki yumurta (Saf tereyağı ya da zeytinyağı ile omlet veya menemen
de yapılabilir)Bir avuç içi kadar beyaz peynir2-3 adet tatlı kırmızıbiberYeşil çay ya da sevilen bitki
çayıBir çay bardağı (ince belli) Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar,
tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
Ara öğün (şart değil) (10.00)
Tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış olmalı)Bol su ya da bitki çayı
Öğle yemeği (13.00-14.00)
Bir bardak zeytinyağlı taze yeşil fasulye3-4 adet ızgara köfte1 kase yoğurtTurp ve havuç rendelenerek
hazırlanmış salata ve bir tatlı kaşığı keten tohumu (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda
kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir.)Bol su veya ayran
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Bir elma ya da armut1 kase yoğurt
Akşam yemeği (18.00-19.00)
3-4 kalem kuzu pirzola ya da avuç içiniz kadar bonfile ızgara. Zeytinyağlı enginar ya da bir tabak taze
baklaMevsim salatası ve bir tatlı kaşığı keten tohumu


PERŞEMBE
Kahvaltı (08.00-09.00)
İki yumurta ile hafif ateşte tereyağı ile pişirilmiş peynirli omlet8-10 adet tuzsuz zeytin Bir avuç içi
kadar beyaz peynir1-2 adet çarliston yeşilbiber ya da 1-2 adet salatalıkTaze maydanoz ve
kırmızıbiberYeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı ceviz içi (Ekmek yerine beyaz
peynirle birlikte yenebilir. Cevizler, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
Ara öğün (şart değil) (10.00)
Bir avuç içi kadar tuzsuz yerfıstığı ya da badem içi (Mümkünse yeni kırılmış olmalıdır)Taze limon
eklenmiş bol su ya da bitki çayı
Öğle yemeği (12.00- 13.00)


Bir avuç kadar dana bonfile ya da 3-4 kalem kuzu pirzolasıBir tabak zeytinyağlı pırasa 5-6 adet minik
domatesBir kase yoğurt ve bir tatlı kaşığı keten tohumuBol su
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Bir ufak portakal veya mevsim meyvesiBir avuç içi kadar tuzsuz yerfıstığı ya da badem içi (Mümkünse
yeni kırılmış olmalıdır)
Akşam yemeği (18.00-19.00)
Balık ızgara, kırmızı kuru soğan, dilimlenmiş turp ve rokaBuğulanmış Brüksel lahanası ve rendelenmiş
havuç ya da lahana salatasıBir tabak piyaz ya da zeytinyağlı barbunya


CUMA
Kahvaltı (08.00-09.00)
İki yumurta ile hafif ateşte tereyağı ile pişirilmiş omlet8-10 adet tuzsuz zeytinBir avuç içi kadar peynir
Taze maydanoz, tatlı kırmızıbiber ve 1-2 adet salatalıkŞekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir
(ince belli) çay bardağı Antep fıstığı (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve
mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
Ara öğün (şart değil) (10.00)
Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Bol taze limonlu su ya da bitki çayı
Öğle yemeği (12.00- 13.00)
Bir porsiyon şiş kebap (Yanında pide, pilav ve patates yenilmeyecek)Taze yeşilbiber, domates, turp,
maydanoz, soğan ve sumakBir kase yoğurt ve bir tatlı kaşığı keten tohumuBol su ya da ayran
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Bir elma ve avuç tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmamış ve mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş su ya
da şekersiz çay
Akşam yemeği (18.00-19.00)
3-4 kalem kuzu pirzolasıMevsim salatası (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya
tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)Zeytinyağlı enginar ya da yoğurtlu semizotu salatası

CUMARTESİ
Kahvaltı (08.00-09.00)
Pastırmalı yumurta8-10 adet tuzsuz zeytinBir avuç içi kadar peynir ve taze maydanoz ya da nane ile
birlikte Şekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayıBir (ince belli) çay bardağı Antep fıstığı (Ekmek
yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Fıstıklar, tuzsuz ve mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)
Ara öğün (şart değil) (10.00)
Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş bol su ya da şekersiz bitki çayı

Öğle yemeği (12.00- 13.00)
Bir porsiyon bonfile ızgaraTaze yeşilbiber ve domates ya da kuru soğanYoğurt, semizotu ve bir tatlı
kaşığı keten tohumu yağıBol su veya ayran
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Bir ufak boy portakal veya elmaŞekersiz yeşil çay
Akşam yemeği (18.00-19.00)
Balık ızgaraDilimlenmiş beyaz turpBol roka, domates ve taze yeşil soğan ile hazırlanmış salata (Tüm
salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)İki kibrit
kutusu kadar tahin helvası

PAZAR
Kahvaltı (08.00-09.00)
Peynirli omlet ya da pastırmalı yumurtaBir avuç içi kadar beyaz peynir8-10 adet tuzsuz zeytinTatlı
kırmızıbiber, domates ve salatalıkŞekersiz yeşil çay ya da sevilen bir bitki çayı Bir (ince belli) çay
bardağı ceviz içi (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler, tuzsuz ve mümkünse yeni
kırılmış olmalıdır.)
Ara öğün (şart değil) (10.00)
Bir avuç içi kadar ceviz içi (Mümkünse yeni kırılmış)Taze limon eklenmiş bol su ya da şekersiz bitki çayı
Öğle yemeği (12.00-13.00)
Bir tabak kuru fasulye, bonfile veya biftek (bir avuç içi kadar) (Yanında pilav ve patates
yenmeyecek)Bir adet kuru soğanÇoban salatası (Tüm salatalara doğal sirke, limon, az miktarda kristal
kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ilave edilebilir)Bol su
Ara öğün (şart değil) (15.00)
Bir avuç tuzsuz yerfıstığı (Kavrulmuş ve mümkünse yeni kırılmış)Şekersiz çay
Akşam yemeği (18.00-19.00)
Balık ızgaraTaze yeşil soğan, bol roka ve domatesKözlenmiş taze kırmızıbiber

ÖNEMLİ NOT: Her gün akşam saat 19.00-20.00′den sonra meyve dahil hiçbir şey yenilmemeli; bol 
su, taze limon eklenmiş olarak içilebilir ve mümkünse yatmadan önce 30-40 dakika kadar yürüyüş 
yapılmalı


KARATAYCILARDAN SORU CEVAP
Acıkmıyor olmak ve aklımın yemekte olmaması süper bir duygu. Bir de vücudumun çeşitli yerleri
atıyor örneğim bacaklarım, kollarım :)) Ha bir de sol gözüm sürekli seğeriyor kilo verdiğimi bunlardan
anlıyorum :)
1. Akşamları süt/ayran içiyorum demişsin. Saat kaçta? O da insülin dengesini bozmuyor mu?
Sekızden sonra ıcıyorum, bozmuyor, ıyı gelıyor.

2.  Miktar olarak ne kadar kuruyemiş yiyorsun? 
Neredeyse her öğünün ardından 1 avuç yiyorum. (3 öğün yiyorum). Ben ayda 45 ekmek
tuketıyordum,ekmekte depresyonu engelleyen B vıtamınlerı var,bunun muadılı olarak
cevız,fındık,fıstık,yer fıstıgı yenılebılıyor ben enaz bır cay bardagı tuketıyordum,yalnız bazı yoresel
yemeklerımız lavas ekmekle yenıldıgınden boyle yemeklerı de yıne cevızle yedım,bır de bandıra
bandıra ekmekle yenen yemekler vardır ya onların da yanında yedım cevızı,durum yapılıp yenen
yemeklerımı de marula sararak ıcıne cevız ekleyerek yedım,oncelerı cevız tuketımım fazlaydı
tabıkı,ama sonra zamanla(seker tuketımım azalınca,krom kaybım durdu,krom tokluk saglıyor)cevız vb
tuketımım bır cay bardagı ya da bırbucuk cay bardagı kadar oldu.

3. Hangi tuzu alıyorsun ? 
Kitapta tuz için Krıstal Saydam Kaya tuzu demıs, ben de eskısehır uretımı boyle bır tuz buldum
bakkaldan,tursu yapımı ıcın kullanılan(rafıne edılmemıs olanlarıdan)buldum onu kullanıyorum fıyatı 2
TL cıvarı,degırmenlı tuzluga doldurdum kullanıyorum ıyı geldı bana, yanlıs tuz vucuttan element
kaybına sebep oluyor, pıyasada satılan rafıne tuzlar boyle(bır kucuk kavanoza koyun bır salatalıgı
bunlardan doldurun 2 gun sonra curudugunu gorursunuz salatalıgın,yanllıs tuzda boyle vucuttan
elementı alıp odem olarak tutuyor,maalesef fırınllarda bır de ucuz dıye su arıtma cıhazları ıcın
kullanılan tuzlardan kullanılıyormus.Zaten ılk hafta ekmek yemeyınce vucutta acayıp mıktarda sıslıkler
gıdıyor.)

4. Tüm kilonu 7ayda karatayla mı verdin? Spor yaptın mı?
Ben ayda dort kılo verdım hep,bu rakam pek degısmedı,sanırım ılk aylarda bolca toksın attım,cunku
toksınde yag gıbı ıkı katı kadar suyla vucutta tutunuyor,zaten ben beslenmıyor zehırlenıyormusum bu
kesın.

5. Günde 1meyve yenebilir mi sence? Mandalina yesem? Kilo verişi bozar mı?
Kuru meyve önerırım seker hemen unutulmuyor,vucutta bagımlılık yapıyor,alkol gıbı,alkol de saf
seker zaten dıyor hoca,bır kedım var delıktekı farenın kalp atısını duyabılıyor,refleksı kaplanınkı
gıbı,avına odaklanıp yakalaması hıc zor degıl sebebı sıfır seker tuketmesı,elıme alkol surunce kacıyor
benden,butun kedıler boyleymıs.

6. Bir de sosyal bir ortama girdiğimde içecek olarak diet kola içiyorum 1 veya en çok 2 tane. Kilo verişi 
bozmadığını farkettim. Senin görüşün nedir?


Dıyet kola hazır gıda ,hazır gıda damarlara sakıncalı,ben Karatay a tam uyalı kırmızı kılcal varıs
baslangıclarım kayboldu 6 aydan sonra,zaten varıs agrılarım durdu,2 yılda butun hucreler
yenılenıyormus,varıslerım kaybolursa sasırmam,delıce gelebılır ama dolGulu dıslerım cıkarsa da
sasırmam(boyle hadıseler var),bır de seker bunamaya sebep oluyor,zıhnım berraklastı,ılk okumada
anlayabılıyorum cogunlukla,oncelerı 2 ya da uc u bulabılıyordu anlamam.

7.  Spor yapıyor musun? Ne sıklıkta?
Spor yapmıyorum fazla,ev ısı vb cok yaparım,kaldır ındır cok yaparım amele ısı gıbı ıslerım
coktur,restorayon,boya yapma vb meraklıyımdır.Yuruyus yapıyorum ama daha 30 kılolardan sonra
tempolu yurumeye basladım,hemen pahalı bır yuruyus ayakabısı aldım polarısten,evde dugun tv yı
acıp cıftetellı oynardım,bır de basarıyı da kurguluyorum,secret cd ızle yı bır ızleyın ınternetten,orda
holografık deney var,zıhınde aktıf olmayı kurgulayarak da ıstenılen kaslar calıstırılabılıyor,ızledıgım
seylerı de degıstırdım komedı tarzı,hAberlerı ıntenet gazetesınden takıp edıyorum,kabızlık sorunum
kalktı boylelıkle,keten tohumu da yardım edıyor buna,bır cay kasıgı kadar olacak fazlası ıshal yapıyor.

8. Ketentohumu, omega3 vs gibi hangi takviyeleri ne sıklıkta kullanıyorsun? 
Keten tohumu hergun var zaten omega3 ıcerıyor,omega3 takvıyeyı de hergun alıyorum(buna gec
basladıydım besbucuk ay sonra keske daha once baslasaymısım)
Keten tohumunu ve corekotunu agızda cıgneyerek tuketıyorum,corek otunu kuru ıncır vb arasına da
koyarım bazen oyle tuketırım....cap cok hesaplı geldı 12TL 60 kapsul var ıcınde.

9. Her sabah 2 yumurta şart mı? 1 veya 0 olmaz mı? 
Kılo verınceye kadar sart,hatta gunde 8 yumurtaya kadar tuketebılırsınız dıyor hoca.Yani illa yeneck
mi o 2 yumurta?Mutluluk verıyor tok tutuyor,omega3 ıcerıyor,vucut omega3 u yapamıyor . Bir de
yumurta yiyemezsen muz gibi bir olay mı var?Evet muz yıyebılırsınız ,yerlı ıse 2 tane,ıthal ıse 1 tane.

10.  Günde 1 kere wc olayı tamam, ben hiç kabızlık çekmedim ama, 2. nasıl olacak?
Cok fazla hazır gıda tukettıgımız ıcın ,maalesef bagırsak cıkısına yakın olan damarlar tıkalı oluyor bu
dıyetle bu damarlar acılıyor sanırım ben 5.5 aydan sonra gunde 2 kere cıkmaya basladım wc ye.
Herhalde keten tohumları falan etki edecek.

12. Çok teşekkür ediyorum, bol sağlıklı günler diliyorum.
Ben tesekkur ederım unutmayın 7 yasına gelınceye kadar enaz 145 bın kere buyukler ya yapma ya da
ye demısler bıze, bu formatları sılmek ıcın paylasmak sart, yazın mutlaka hatta bıldırımlerın hepsıne
katılın ,zamanla hersey oyle hızla ıyılesıyor kı ınanamazsınız,zıhın gucuylede erıyor bır kısmı,cunku karacıger sanal stresle de yag uretıyormus,yazın bunları yedım,fılan zamanla kaynasırsınız hem gunluk
hem moral,hem hatıra.
13. Sabrın için çok teşekkürler.
Sabrımın sebebı omega 3 o da Karatay Diyet menu de bolca var,celık gıbı yapıyor sınirleri










Devamı…
Health TOPlistTop  blogsTop  blogsBlog Directory & Search engineTop HealthCare SitesTop  blogsHaberler Haberler SAĞLIK Health Blogs - Blog RankingsHealth Blogs - Blog Rankings